Ana Sayfa arrow Dini Bilgiler (Fıkıh) arrow B arrow Başkalarınza Benzemek
Başkalarınza Benzemek
Hamd alemlerin Rabbi olan Allah’a, salat ve selam ise O’nun Resulü Muhammed Mustafa (s.a.v)’ya olsun. Peygamber Efendimiz (s.a.v) bir hadisi şeriflerinde şöyle buyuruyor: “Kişi sevdiği ile beraberdir.” Kimi? Neyi? Nasıl seviyoruz acaba? Ey Müslüman kardeşim artık uyanalım Hazreti Abdullah’tan İbni Ömer (r.a) rivayet ediyor. Peygamber Efendimiz şöyle buyuruyor: “Kim bir kavme benzerse o da onlardandır.” Evet kime benzemeye çalışıyoruz, hiç düşündük mü? Veya düşünüyor muyuz? Cahillik almış başını gidiyor. Neredeyse cahiliyye dönemine döndük. Helal-haram ayırt edilmiyor. Ayet, hadis okunmuyor! Kur’an her yerde okunmuyor. Bizler ümmeti Muhammed (s.a.v) olarak nasıl yaşamamız lazım? Hayat düzenimiz nasıl olmalı? Allah’a kulluk görevimizi yerine getiriyor muyuz? Peygamberimize ümmet olabildik mi? Biz  hiç oturup düşündük mü? Bugün Allah için ne yaptım diye? Allah’ın rızasını kazanabildim mi? Kur’an okudum mu? Allah’ı hiç zikrettim mi? Peygamberimizin sünnetini yerine getirebildim mi? Evet! Tüm bu sorular kendimize! Biz nasıl yaşamalıyız? Biz ümmeti Muhammed olarak Kur’an ve sünnete uygun olarak yaşıyor muyuz? Yoksa Hıristiyan’a ve Yahudi’ye benzemeye mi çalışıyoruz? Haşa Allah (c.c) onlara benzemekten bizleri muhafaza eylesin. Bizler Müslümanlığı en iyi şekilde yaşamamız lazımken, başkalarına özentimiz niye? Sanki Allah’ın huzuruna çıkmayacak gibi, ölmeyecekmiş gibiyiz. Allah’ım bizi bu kötü ve yanlış düşüncelerden muhafaza eylesin.Zaten İslam alemi çeşitli meselelerle karşı karşıya. Küfür ve batıl ehli, Müslümanların can ve mallarına kastetmiş. Bu konuda olmadık problemler ortaya çıkararak Müslümanları dağınık halde tutmaya çalışmaktadırlar. Biz ise daha da başka şeyler arıyoruz, başka işlerle uğraşıyoruz. Bizim bizimle kavgamız niye. Onun için Müslümanların birbirlerine karşı birlik ve beraberlik içinde olması gerekirken, içinde bulundukları bu yürekler acısı çaresizliği geride bırakmaları gerekmektedir. Bunun temini ise Müslümanların Kur’an ve sünnetin etrafında sağlam bir halka meydana getirerek, “ehli sünnet vel cemaat”, imam ve müctehidlerin ictihat ve görüşlerini iyice bilmeleri, bunlardan şahsi ve ictimai hayatları için, bir takım neticeler istihsal etmeye azimli olmaları gerekmektedir.Müslümanların kendi aralarındaki ihtilaf ve tartışmaların çoğu cehaletten ve İslamı hakkı ile bilip yaşamamaktan kaynaklanmaktadır. Ancak hiç kimsede cehaletle savaşmak, dolayısıyla İslamı bilmek hususunda ciddi bir gayretin içine girmek istememektedir.Her şeye en kolay yoldan ulaşmak ve sahip olmak arzusu bizde hakim gözükmektedir. Sünneti seniyyeye sımsıkı sarılmak varken, biz kimlere sarılıyoruz! Yoksa yılana mı sarılıyoruz? Bırakalım bu kötü alışkanlıkları, kötü özentileri! Müslümanlığı en güzel şekilde yaşamaya çalışalım İnşaallah. Evet bu hadisi tekrarlıyorum. İbni Ömer (r.a)’den rivayet edildiğine göre Peygamber Efendimiz (s.a.v) şöyle buyurmuştur: “Kim bir kavme benzerse o da onlardandır.”Ey Müslüman Kardeşim uyanalım artık! Bir işi yapmak isteyen bir yol bulur, istemeyen mazeret bulur. Alnından secde izi silinmiş, abdesttin nuraniliği yerine günahların kiri yüzünü ve kalbini karartmış, abdest alınmaz, namaz kılınmaz olmuş, güven kalkmış, Müslümanlara en büyük kötülük ve zararı yine Müslüman yapar olmuş. Gençliğimizin dinle, imanla, abdest ve namazla hiçbir alakası kalmamış. Çocukluk hevesleri yada yaz kursları bahanesiyle arada birde olsa camide gördüğümüz evlatlarımız camide mumla aranıp bulunmayan Hint kumaşı olmuş. On beş ila elli beş, altmış yaşları arasında çocukluğu da dahil edersek, yarım asırdan fazla bir ömür hayatında ayetin hadisin, helal, haramın yeri olmadan yaşayan cami ve cemaatle alakası olmayan (Cami kaçkını, cemaat kaçkını, namaz kaçkını, topçu, popçu, magazin düşkünü, dünyayı sever, ahireti baştan savar, Allah ile arası açık) kayıp bir nesle sahip olduk. Her yaşa uygun, her çağda geçerli bahanelerde uydurmuş, şıracının şahidi bozacı olmuş geçinip gidiyoruz.“Ey iman edenler! Sizden olmayanları (Yahudi ve Hıristiyanları) yakın dost edinmeyin. Onlar size fenalık yapmaktan geri kalmazlar, sizin sıkıntıya düşmenizi isterler.” Biz Hz. Muhammed’in (s.a.v) ümmeti olarak, böylesi bir cehaleti nasıl kabullenebiliriz. Bize yakışır mı? Söyleyin peygamberlerin peygamberi bizimken, Kur’an gibi mükemmel bir kitap önümüzdeyken, hala içimizde Allah’ı en iyi bilen Allah’ın dostları ve alimleri aramızda varken yakışık alır mı? Başka insanlara özenmeye?Mevla Teala hazretleri Kur’an-ı Kerim’de: “Bugün sizin üzerinize dininizi tamamladım. Üzerinize olan nimetimi tamamladım ve size din olarak İslamı seçip razı oldum.” (Maide ayet: 3) “Allah katında din ancak İslam’dır.” (Ali İmran ayet: 19) “Kim İslam’dan başka bir din talep ederse (ararsa) ondan asla kabul olunmayacaktır.” (Ali İmran ayet: 85) “Deki ey Habibim hak geldi batıl zail oldu. Zaten batıl yok olmaya mahkumdur.” (İsra suresi ayet: 82) “Allah’ın dininden başkasını mı arıyorlar? Oysa göklerde ve yerde ne varsa hepsi ister istemez O’na teslim olmuştur ve yine O’na döneceklerdir.” (Ali İmran ayet: 83) Peygamberimiz (s.a.v) kendisine sorulan “müminlerin hangisi akıllıdır” sorusuna; “Ölümü en çok hatırlayandır ve ölümden sonraki hayata en iyi hazırlığı yapandır” cevabını vermiştir. Ölümü anmak ve hazırlıklı bulunmak her mümin için gerekli sayılmıştır. “Lezzetleri yok eden ölümü çok anın.” Bu itibarla müminin hedefi Müslümanca yaşamak ve imanla ölmek olmalıdır. İşte bir Sahabe! Süheyl bin Amr (r.a) Bedir savaşında Süheyl bin Amr esir düşünce Hz. Ömer (r.a) Resulüllah’a yaklaşmış ve şöyle demişti:- “Ey Allah’ın Resulü izin ver Süheyl’in dişlerini sökeyim bir daha senin aleyhinde konuşmasın.” Resulullah (s.a.v) şöyle cevap vermişti:- “Asla Ya Ömer! Senin dediğine müsaade edersem, peygamber bile olsam Cenab-ı Hakk’ta bana aynı muameleyi yapar.” Sonra Hz. Ömer’e (r.a) yaklaştı ve dedi ki:- “Ey Ömer sen onu bırak. Gün gelecek o seni sevindirecek.” Günler geçti ve Resulullah’ın verdiği haber doğrulandı. Kureyş’in en büyük hatibi Süheyl bin Amr (r.a) İslam’ın en büyük hatiplerinden birisi oldu. Süheyl (r.a) fetih gününde İslam’a girip, İslam’ın tadına varınca kendi kendine şu sözü verdi: “Şuna kesinlikle kararlıyım ki müşriklerin yanında konumum ne ise Müslümanların yanında daha fazlası olacak. Müşriklerin yanında, safında nelerimi feda etmiş isem, Müslümanların yanında daha fazlasını feda edeceğim. Bu şehirde geçmişteki halim kesintisiz sürüp gitmiş olacak. Müşriklerin safındayken putların önünde uzun yıllar durmuşsam, şimdide Allah’ın huzurunda uzun uzun durmalıyım.” İşte bu duygularla namaz kıldı kıldı kıldı… Bu duygularla oruç tuttu. Çok ibadet etti. Çok zevkle tadına vararak bu ibadet ruhunu yüceltti. Öyle yakınlaştı ki Rabbine. Mademki dün İslam’a karşı müşriklerle bir olmuş, savaş etmiş düşmanlık yapmıştı. Öyle ise şimdide İslam ordusunun vazgeçilmez bir neferi olmalı, cesurca kafirlere karşı dövüşmeli, hak erenleriyle bir olup Bizans’ın zulmünün, zulmetinin hakkından gelmeliydi. Tevhit ve takva öğretilmesini yaymalıydı bütün cihana. İşte bu yüce gaye, bu yüce ideal için düştü Şam yollarına. İslam için, İslam ordusuyla beraber savaştı durmaksızın savaştı.İşte bunlar böyle yaşadılar. İslam’ı böyle savundular. Böyle korudular. Böyle sahip çıktılar. Peki ya biz ne yapmalıyız? Nasıl yaşamalıyız? Gerçekten Müslüman gibi mi, yoksa başkalarına benzeyerek mi? Allah’ım bizi boş işlerden muhafaza eylesin. (Amin)Ey Müslüman Kardeş uyan, gaflet uykusundan uyanSen uyudukça dik duruyor düşmanDüşmanını iyi tanı Ey Müslüman“İzzet ve şeref arayan bilsin ki, izzet ve şerefin hepsi Allah’a aittir.” (Fatır suresi ayet: 10)“Allah’ın en sevdiği amel, vaktinde kılınan namaz ve ana babaya iyilik yapmaktır.” (Hadisi Şerif)            Peygamberimizin sünnetini öğrenmek, ihya etmek ve yaşamak mümkündür. Bu hususta gönlümüzün sultanı Peygamberimiz (s.a.v) bir hadisi şerifinde şöyle buyuruyor: “Kim benim sünnetimi ihya eder, yaşar ve yaşatırsa, beni sevmiş demektir. Beni seven ise cennette benimle beraber olacaktır.” (Tirmizi) Demek ki Peygamberimizi sevmek için, O’nun sünnetini, O’nun sevdiklerini ve O’nun her şeyini benimsemek ve O’nun sünnetlerini hayatımıza geçirmek lazımdır. Bu itibarla müminin hedefi müslümanca yaşamak ve imanla ölmek olmalıdır. Allah’ın rahmeti ve bereketi üzerimizden eksik olmasın. Selam ve dua ile...
» Yorum yok
Şu anda hiç yorum yok.
» Yorumu Gönder
Email (Üyeler adresinizi göremez)
İsim
Başlık
Yorum
 
< Önceki   Sonraki >

Site içi Arama


Rastgele Videolar

Rastge Dini Resimler


Üstad Said Nursi Resimleri 15


İlginç & Komik resimler 2


Medine Resimleri 2


Mekke Resimleri 7


İlginç & Komik resimler 14


İlginç & Komik resimler 9

YASAL UYARI: Sitemizde bulunan tüm Multimedyaların yasal sorunlulukları multimedyalara link verilen sitelerin kendilerine aittir. yasal sorumlulukları hiçbir şekilde kabul edilemez. www.islami-video.com bünyesinde herhangi bir telif haklarına aykırı dosya bulundurmamaktadı. Ayrıca Sitemizde yer alan reklam içeriklerinin www.islami-video.com ile bir bağlantısı yoktur;
|Kullanım Şartları| ördek avı ilahiler ilahi indir | av| MaviTmhunting yozgat av videoları islami sohbet islami radyo fishingav maç özeti