Türk Silahlı Kuvvetleri uzun süredir terörle mücadele ediyor. Türkiye'nin bulunduğu bölgenin konumu Türk Silahlı Kuvvetleri'nin güçlü olmasını gerektiriyor.
Bütün bunlar (1) Türk Silahlı Kuvvetleri'nin insan gücünün (2) Silah gücünün, "donanımlı olmasını" gerektiriyor. "Donanım" demek, iyi yetişmiş asker ve ileri teknolojiye dayalı araç-gereç ve silah için "para" demektir. Anadolu Ajansı kaynaklı Ankara haberine göre, Avrupa'da silahlı kuvvetler mevcudu açısından birinci sırada yer alan Türkiye, savunma harcamaları sıralamasında beşinci sırada bulunuyor. Avrupa'da en çok savunma harcamasını İngiltere yapıyor. İngiltere'yi Fransa, Almanya ve İtalya izliyor. Türkiye, İtalya'dan sonra geliyor. Ortadoğu'daki ise en yüksek savunma harcamasını İran yapıyor. Bu ülkeyi Suudi Arabistan izliyor. İsrail, 27.2 milyar dolarlık savunma harcamasıyla üçüncü sırada. Türkiye ise 9.9 milyar dolarlık harcamayla Ortadoğu ülkeleri arasında dördüncü sırada yer alıyor. Türk Silahlı Kuvvetleri, uzun yıllardır sürdürdüğü terörle mücadelenin ileri bir aşaması olarak şimdilerde Irak topraklarında hava destekli ciddi bir kara operasyonu gerçekleştiriyor.
Silah gücü paraya bağlı Uçaklar, helikopterler uçuyor, tanklar, kara ulaşım araçları sınır ötesinde dağ, tepe aşıyor. Toplar, roketler, silahlar devamlı mermi yakıyor. Acaba bunların ne kadarı bizim "savunma sanayiimiz" tarafından üretiliyor? Hangilerinde ve ne kadar dışa bağımlıyız? Bu konuları iyi bilen, savunma sanayii uzmanı Lale Sarıibrahimoğlu hanımla konuştum. Kabaca anlayabildiğim kadarıyla, Irak hava ve kara harekâtında kullanılan uçaklar, helikopterler, gece görüş sistemleri başka ülkelerden alınan araç ve gereçlerin başlıcaları. Toplar, Güney Kore ile ortak proje sonucu bizim ürettiğimiz toplar. Tanklar bizim modernleştirdiğimiz tanklar. Tüfekler ve mühimmat MKE yapımı. Haberleşme sistemi Aselsan malı. Kıbrıs harekâtına bağlı olarak ABD'nin uyguladığı silah ambargosunun etkisinde Türkiye'de savunma sanayiinin geliştirilmesi için çalışmalar başlatıldı. Türkiye'nin kendine yeterli bir savunma sanayii altyapısının kurulmasına yönelik politikalar oluşturuldu.
Hedef daha fazla yerli üretim Hatırlananacağı gibi, 1974 sonrasında Kara, Deniz, Hava kuvvetleri güçlendirme vakıfları tarafından kurulan Aselsan, Havelsan, Aspilsan gibi kuruluşlarca devlet kaynaklarına dayalı ciddi yatırımlar gerçekleştirildi. Bu arada, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin biriken ve giderek büyüyen savunma teçhizatı açığının kapatılması amacıyla, savunma sanayii konusundaki çalışmaları koordine etmek için Savunma Sanayii Müsteşarlığı kuruldu. Halen kamu (Türk Silahlı Kuvvetleri) kontrolünde (yönetiminde) 15 kuruluş savunma sanayii konusunda araştırma geliştirme ve üretim yapıyor. Savunma sanayiindeki yerli firma sayısı 200'ü geçmiş durumda. Gene Anadolu Ajansı haberine göre, bu firmaların yıllık cirosu 3-4 milyar dolar dolayında. Savunma Sanayii Müsteşarlığı, bu sayının çok daha fazla artması için KOBİ'lerle çeşitli projeler yürütüyor. Savunma sanayii sektörünün en eski ve dev kuruluşu Makina Kimya Endüstrisi Kurumu (MKEK), 250 çeşit askeri ürünle Türk Silahlı Kuvvetleri'nin silah ve mühimmat ihtiyacının büyük bölümünü (yüzde 84 oranında) yerli katkıyla karşılamaya çalışıyor. Irak'ta konuşlanan teröristlere yönelik hava ve kara harekâtı, savunma sanayiinin öneminin hatırlanmasına vesile oldu.
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
»
Yorum yok
» Yorumu Gönder
|