Dini Yazılar
Bir musibet, bin nasihat; yaşasın ittihad! | Bir musibet, bin nasihat; yaşasın ittihad! |
|
Şimdilerde kalem ve kelâm erbabını en ziyade meşgul eden çetin soru şu: “İslâm dünyası Lübnan imtihanını geçti mi?” Büyük resme dikkatlice bakılacak olursa İsrail’in şeytancasına saldırıları İslâm dünyası için düşmanını daha iyi tanıma vesilesi olduğu kadar bir kez daha ‘ittihad testi’ne tabi tutulmasına da yaradı.
Lübnan imtihanının veya ittihad testinin neticesi çok parlak değil maalesef, ama Lübnan’a yapılan hayâsız taarruz, sadece İslâm dünyasında değil tüm dünyada devam eden intibah ve şer cephesine direniş sürecinde kuvvetli bir şok tedavisi gibi tesirli oldu… Bakış açıları değişti, ezberler bozuldu, peşin hükümler yıkıldı… İslâm dünyasının bu test ve imtihan karşısındaki durumunu iki misalle tahlil edebiliriz: Temmuz ayının sonunda Malezya eski Devlet Başkanı Mahathir Muhammed herkesin bildiği bir çözüm tarzını yüksek sesle bir kez daha söyledi: Mahathir, ABD’nin İsrail’e olan desteğinden dolayı Amerikan dolarının boykot edilmesi çağrısında bulundu. Mahathir, “Eğer dünya Lübnan ve Filistin’e yardım etme konusunda samimi ise, o zaman, uluslararası ticarette doların kullanılmasını reddetmesi gerekir” dedi. Gariptir, bu konuşmadan tam bir ay sonra Malezya’nın şimdiki başbakanı Ahmed Bedewi İslâm Konferansı Teşkilatı (İKT) Yolsuzlukla Mücadele Forumu’nun toplantısında İslâm dünyasının acı bir gerçeğinin altını çizdi. Bedewi, Uluslararası Şeffaflık Örgütü’nün 2005 raporunda, 158 ülke arasında en iyi sicile sahip Müslüman ülkenin ancak 29. sırayı aldığını, son 10 sıradaki ülkelerin yarısından çoğunun da Müslüman ülkeler olduğunu hatırlatarak, bu ülkelerdeki mevcut durumun endişe ve üzüntü verici olduğunu ifade etti. Durum bu; bir tarafta hayırlı bir davet ve çirkin bir çaresizlik var, diğer tarafta ise maalesef acı bir gerçek. Doları boykot etme, petrol silahını İslâm dünyası lehinde kullanma gibi tercihler için alınacak hayli yol var gibi gözüküyor. Hangi İslâm ülkesi, Türkiye dâhil, doları boykot edebilecek durumda? Hangi İslâm ülkesi, İran dâhil, petrol silahını kullanabilecek cesarette? İslâm dünyası, yolsuzluk, yoksulluk, cehâlet ve ihtilaf düşmanlarını bertaraf etmedikçe İsrail-ABD eksenindeki düşmanları zulümlerine devam edeceklerdir… İslâm ülkelerinin ittihadı adına atılan ciddi adımlardan birisi İslâm Konferansı Örgütü Parlamento Birliği (İKÖPAB) idi. 12–13 Nisan 2006 tarihinde İstanbul’da gerçekleştirilen toplantıyı takip etmiştim. Lübnan krizi üzerine 13–14 Ağustos’ta Şam’da acil bir toplantı yapılacağını duyunca sevindim. Ancak toplantı iptal edildi! Bu başarısızlığın sebebini Yeni Şafak’tan M.Karaalioğlu 17 Ağustos’ta yazdı. Bülent Arınç niyetini şöyle ifade etmiş: “Ben aslında dünyaya bir mesaj olsun ve İslâm ülkeleri tek bir yumruk olarak görüntü versin diye zirvenin Beyrut’ta yapılmasını önerdim ama güvenlik, ulaşım gibi sorunlar yüzünden en yakın yer olan Şam’da karar kıldık.” Sonuç da tam ibretlik, Arınç’tan dinleyelim: “Bazılarına telefonla ulaşmak bile mümkün olmadı. Şaşırtıcı derecede ilgisiz davrandılar.” Bir de bu manzarayı değerlendirin! Düşünün ki, koskoca İslâm âleminden sadece 10 meclis başkanı toplantıya katılabileceğini ifade etmiş. Yazık, hem de çok yazık! İslâm ülkelerindeki durum bu işte! Şaşırtıcı bir ilgisizlik! Tek teselli noktası ise şu: ‘Tavan’ın kayıtsızlığı nisbetinde ‘taban’da fevkalade bir uyanış var. Hem İslâm dünyası hem de uluslar arası kamuoyu hakperest tavırlar geliştiriyor: Hizbullah’ın İsrail karşısındaki başarısı sair hedef tahtasındaki ülkelerde model olarak çoktan değerlendiriliyor bile. Bunun yanında bilhassa insani yardım cihetinde Türkiye’nin halk desteği yoğun ve tesirli bir surette devam ediyor. Şiî Hizbullah’ın ve Güney Lübnan halkının Sünnî Müslümanlardan yardım ve destek görmesi mezhep ayrılığına yatırım yapan insan suretindeki şeytanların planlarını boşa çıkartıyor. 170 İslâm âliminin şu çağrısını ise ayakta alkışlamak gerek: “Bizler ümmetin tüm kesimlerini, hiçbir istisna yapmaksızın kendisini yok etmek isteyen düşmana karşı gayretlerini birleştirmeye, saflarını sıklaştırmaya, ihtilaf ve çekişmeleri bırakmaya çağırıyoruz. Şu an düşman mezhep ve meşrebine bakmaksızın ümmet olarak hepimizi hedef almış durumdadır. Irak topraklarında yaşanan kör mezhep çatışmalarını başka alanlara taşımak caiz değildir. Doğru olan fitneyi çıkış mahalline hapsetmek ve orada yok etmektir. Halk ve idareciler nezdinde biriliği sağlamak zorundayız.” İKT Genel Sekreteri Ekmeleddin İhsanoğlu da önümüzdeki günlerde Sünnî ve Şiî İslâm âlimlerinin toplanıp mezhepler arasındaki çatışmalara vesile olmayacaklarına dair, Müslümanlar arasındaki umûmî sulh için yemin edeceklerini ve bir namus sözü, bir şeref belgesi imzalayacaklarını açıkladı. Bu da hayırlı bir gelişme hamdolsun. Fesat ve fâsid bir proje olan BOP, büyük bir şer, karanlık bir musibet! Ancak bu musibet, bu belâ, mü’minlere bin nasihatten daha hayırlı olacak gibi görünüyor… Ahmed Muhsin MERİÇ »
Yorum yok Şu anda hiç yorum yok.
» Yorumu Gönder
Sadece üyeler yorum yazabilir
Lütfen giriş yapın veya üye olun!. |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|
yozgat av videoları islami sohbet
maç özeti
islami radyo ilahiler kral oyun