Şu anda hiç yorum yok.
Dini Bilgiler (Fıkıh)
İ
İman ve amel bütünlüğü | İman ve amel bütünlüğü |
|
İman, mutlak tasdiktir, kalbin tasdikidir. Kâlbin tasdik ettiğini, dil ile ikrar etmektir. Dilsiz olanların, dil ile ikrarı mümkün olmadığından, kâlben tasdik etmeleri, imanın sıhhati için yeterlidir.Kişinin icmâlen yani iman esaslarına toptan inanması kâfidir. Ancak kişi iman esaslarını geniş bir şekilde, ayrıntılı olarak yani tafsilen öğrenirse nûrun alâ nûr olur. Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem’in, meşhur "Cibril hadisi" olarak bilinen hadiste Cibril-i Emi’nin "İman nedir?" sorusuna verdiği cevabında: "İman, Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, hayrıyla şerriyle, kadere inanmandır." buyurmuşlardır. Bir kişi böylece iman ederse icmalen iman etmiş ve imanı da sahih olmuş olur.Hiç bir delile dayanmadan iman eden bir kişinin yani mukallidin imanı da sahihtir. Bir kimse bütün samimiyeti ile "Lâ ilâhe illallah Muhammed Rasulullah" dese ve bu imanını bozacak, batıl edecek dini esaslardan bir esası da inkar etmese, yalanlamasa, o kişi bu hal üzere yaşadığı müddetçe Müslüman’dır ve kendisine Müslüman muamelesi yapılır.Bir kişi irtikap ettiği günahların haram olduğuna itikat ettiği müddetçe, işlediği günahlar, -içki, kumar gibi- büyük günahlar olsa da Müslümandır. İşlediği günahların helal olduğuna itikat ederse kâfir olur.Ebû Zer radıyallahü anh rivayet ediyor:Bir gece dışarı çıkmıştım. Baktım Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem yalnız başına yürüyordu. Yanında kimse yoktu. Herhalde yanında başka birinin olmasını istemiyor diye düşündüm. Ben de alacakaranlıkta yürümeye başladım. Birden geri dönünce beni gördü.- "Kim o?" dedi.- Ebû Zer’im. Uğrunda canım feda olsun, diye cevap verdim.- "Gel Ebû Zer" dedi. Onunla birlikte bir müddet yürüdüm.Bu defa- "Otur şuraya" diyerek, beni çevresi taşlarla kaplı geniş düz bir yere oturttu ve:- "Ben dönünceye kadar burada otur." buyurdu. Siyah taşlarla kaplı bir arazide yürümeye başladı. Nihayet onu gözden kaybettim. Yerimde bir hayli bekledim. Bir müddet sonra dönüp gelirken şöyle dediğini işittim: "Zina bile yapsa, hırsızlıkta etse." yanıma gelince artık sabredemedim ve:- Ey Allah’ın Rasulü canım sana feda olsun. Taşlı yerde kendisi ile konuştuğun kimdi? Sana cevap veren bir kimseyi göremedim dedim.- “Bu Cibril’di. Bana kara taşlı yerde göründü ve ‘Allah’a hiçbir şeyi ortak koşmadan ölen kimsenin cennete gireceğini ümmetine müjdele’ dedi.” Ben, Ey Cibril! hırsızlık yapsa da, zina etse de mi? diye sordum. “Evet” dedi. Bu defa ben:- Ey Allah’ın Rasulü gerçekten hırsızlık yapsa, zina etse de mi? dedim.- "Evet hatta şarap bile içse." buyurdu. (Buhari-Müslim)
»
Yorum yok Şu anda hiç yorum yok.
» Yorumu Gönder
Sadece üyeler yorum yazabilir
Lütfen giriş yapın veya üye olun!. |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|
yozgat av videoları islami sohbet
maç özeti
islami radyo ilahiler kral oyun