Dini Bilgiler (Fıkıh)
İ
İslâmın Rükünleri (Temelleri) | İslâmın Rükünleri (Temelleri) |
|
İslâm’ın Rükünleri (Temelleri) Peygamber Efendimiz (s.a.s.) İslâm için birçok tarifler yapmıştır. Ancak bütün bu tarifler, izahlar temel olarak beş ana rükün (temel) üzeredir. İbn Ömer’in rivâyet ettiği sahih bir hadiste şöyle buyrulmaktadır: “İslâm beş şey üzerine kurulmuştur: ‘Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın rasûlü olduğuna şehâdet etmek, namaz kılmak, zekât vermek, Ramazan orucunu tutmak, Kâbe’yi hac etmektir” buyurdu. [46] Bu hadis-i şerif İslâm binasının bu beş temel üzerine kurulu olduğunu açıklamaktadır. Bu beş husus, İslâm’ın temelleridir, ama İslâm’ın tamamı değildir. Nasıl ki, temel atılınca bina tamamlanmış olmadığına göre, binanın tamamlanması için bu temeller üzerine yapılacak işler olduğuna göre, İslâm’ı bu beş temelden ibaret görmek “temel atılınca bina tamamlanmıştır” demek kadar, çok büyük bir yanlıştır. Kur’an ve sünnete baktığımızda görülecektir ki bu beş esastan başka iktisadî, ictimaî, hukukî, ahlâkî, siyasî, kısaca hayat için gerekli olan her şeyden bahsetmektedir. İnsan hayatının hiçbir alanı ve yönü yoktur ki İslâm’ın onu düzenleyen hükümleri bulunmamış olsun. İslâm dini insanların yaşantısına yön veren, yol gösteren bir ‘Din’dir. İslâm insanın bütün hayatına, yaşantısına; doğumundan ölümüne kadar, a’dan z’ye kadar her şeyine bir ölçü, düzen koymuştur. İslâm, barış, esenlik, mutluluk vaat ettiğine göre, bu vaadin gerçekleşmesi, İslâm’a tam anlamıyla tâbi olmak, teslim olmakla, İslâm’ın her alanda uygulanmasıyla mümkündür. Din’in tarifinde de görüldüğü gibi “insanları dünya ve âhirette huzur ve mutluluğa götüren itikadî ve amelî bir nizamdır.” Bugün yaşadığımız dünyada huzur, saâdet, mutluluk, hak, adâlet, insana saygı, sevgi yoksa orada İslâm’ın hükümleri, prensipleri tam mânâsıyla uygulanmadığından dolayıdır. Başka türlü bir izaha çalışmak doğru değildir. Gerek emperyalist müşrikler, gerekse bunların yerli hayranları tarafından devamlı İslâm aleyhinde propaganda yapılmaktadır. İslâm barış, esenlik, mutluluk getiren bir din olduğu halde, İslâm’ı sanki insanların barış, huzur ve mutluluğuna engel imiş gibi gösteren bu zâlimler İslâmî hayatı, yaşam biçimini tehlikeli, yetersiz, gereksiz göstermektedirler. Haksızlığa, ahlâksızlığa, sömürgeye dayanan dünya ve âhiret hayatı için insanlara çok büyük zararı olan bâtıl anlayışları, yaşayışları doğru yaşam biçimi olarak sunmaktadırlar. Bu da haktan, doğrudan ayrılmaları, hevâ ve heveslerinin arzu ettiği gibi yaşamak istediklerinden kaynaklanmaktadır. Diğer insanların dünya ve âhiret hayatında zor duruma düşmesi onları ilgilendirmemektedir. Onlar için varsa yoksa, zevkli, keyifli, hevâ ve heveslerine göre yaşamalarıdır. Başka şey düşünmezler. Çünkü takip ettikleri yol bâtıl bir yoldur, yanlıştır. Bu yanlışlık kendilerine de insanlara da zarar vermektedir. Tabiî ki, yapılan zulümler, haksızlıklar, ahlâksızlıklar, hırsızlıklar yanlarına kâr kalacak değildir. Ya kendilerini düzeltirler, haktan yana, İslâmî prensiplere uygun yaşam biçimi tercih ederler, bâtıl yaşantıyı terk ederek Allah’a iyi kul olmaya gayret ederler. Veya bu İslâm’a aykırı gidişat onları çok kötü bir sonuca götürecektir. Rabbimiz Allah şöyle buyuruyor: “Artık kim azgınlık edip, kâfir olmuş, (âhiret üzerine) dünya hayatını (İslâm’a aykırı yaşam tarzını tercih etmişse) muhakkak onun varacağı yer cehennemdir.” [47] “Kim İslâm’dan başka bir din (yaşam tarzı) ararsa (kabul ederse) ondan kabul olunmaz, o âhirette de zarara uğrayanlardandır.” »
Yorum yok Şu anda hiç yorum yok.
» Yorumu Gönder
Sadece üyeler yorum yazabilir
Lütfen giriş yapın veya üye olun!. |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|
yozgat av videoları islami sohbet
maç özeti
islami radyo ilahiler kral oyun