| Kanaat etmek |
|
Kanaat; Elinde bulunanla yetinmek, kısmetine râzı olmak, Allah’ın kendisine dünya nimeti olarak verdiği şeylere rızâ göstermek demektir. Kanaat az ile yetineceğim diye tembellik edip az çalışmak, az kazanmak demek değildir. Müslüman, helâl yönden gücü nispetinde çalışmalı ve kazanmalı, israfa kaçmadan gerektiği gibi harcamalı ve hayırda bulunmalıdır. “Allah şüphesiz ki; iyilik yapanları (hayırda bulunanları) sever.” [160] “Allah’ın sana verdiğinden (O’nun yolunda harcayarak) âhiret yurdunu gözet; ama dünyadaki nasibini unutma. Allah sana ihsân ettiği gibi sen de ihsân et (ver), (insanlara) iyilik et. Yeryüzünde bozgunculuğu arzulama. Allah bozguncuları sevmez.” [161] buyrulmaktadır. Ebû Hureyre (r.a.)’dan; Rasûlullah (s.a.s.) buyurdular ki: “Sizden biri, mal ve yaradılış bakımından kendisinden üstün olana değil, aşağıda olana baksın. Böyle yaparak Allah’ın verdiği nimetleri küçük görmemiz için gereklidir.” [162] Ubeyd oğlu Fudâle (r.a.) der ki; Rasûlullah (s.a.s.): “Müslüman olmuş kimseye, muhtaç olmadan yaşayan ve kanaat eden kişiye ne mutlu!” [163] buyurmuştur. Allah’ın verdiği nimetlere şükretmeli ve kanaat etmeli. Kanaat etmemek şükürsüzlüktür, nankörlüktür. Kişiyi dünyada da âhirette de mutsuz eder. Dolayısı ile kanaatkâr olmalı, insanların elindeki imkânlara bakıp “falan kişi çok iyi durumda, biz perişanız!” gibi sözlerden sakınmalıyız. »
Yorum yok Şu anda hiç yorum yok.
» Yorumu Gönder
Sadece üyeler yorum yazabilir
Lütfen giriş yapın veya üye olun!. |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|
yozgat av videoları islami sohbet
maç özeti
islami radyo ilahiler kral oyun