Kur'an-ı Kerim
Hiç şüphe yok ki, Kur'ân'ı biz indirdik, elbette onu yine biz koruyacağız. Hicr 15/9 Kur’an-ı Kerim nasıl indirilmiş ise günümüze gelinceye kadar aynı şekilde muhafaza edilmiş ve kıyamete kadarda muhafaza edilecektir.* İsra 17/88 Ey Muhammed! De ki: "Yemin olsun, eğer insanlar ve cinler bu Kur'ân'ın benzerini getirmek üzere toplansalar ve birbirlerine yardımcı olsalar bile, yine onun bir benzerini meydana getiremeyeceklerdir." İsra 17/88Bu hakikatı hiçbir şeyin değiştirmesi mümkün değildir.Çünkü Alemlerin yaratıcısı Yüce Rabbımız İndirdiği Kitabı koruma taahhüdünde bulunmaktadır.Tarihte Fil Vakası olarak adlandırılan olay, bunun en güzel örneğidir.Ebrehe, insanlığın Kabe’ye gösterdiği hürmeti,kendisinin yaptırdığı ihtiaşmlı binaya göstermediklerini görünce bu azılı din düşmanını çileden çıkarmış,bu kininden dolayı da Kabe’yi yıkmaya teşebbüs etmişti. Ebu Musa (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Kur'ân okuyan mü'minin misâli portakal gibidir. Kokusu güzel tadı hoştur. Kur'ân okumayan mü'minin misâli hurma gibidir. Tadı hoştur fakat  kokusu yoktur. Kur'ân'ı okuyan fâcir misâli reyhan otu gibidir. Kokusu güzeldir, tadı acıdır. Kur'an okumayan fâcirin misali Ebu Cehil karpuzu gibidir, tadı acıdır, kokusu da yoktur." Buhârî, Et'ime 30, Fedâilu'l-Kur'ân 17, 36, Tevhid 57; Müslim, Müsâfirin 243; Ebu Dâvud, Edeb 19, 4329; Tirmizi, Edeb 79; Nesâî, İman 32; İbun Mâce, Mukaddime 16, 214 H. Hz. Osman (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Sizin en hayırlınız Kur'ân'ı Kerim'i öğrenen ve öğretendir." Buhârî, Fedâilu'l-Kur'ân 21; Tirmizi, Fedâilu'l-Kur'ân15, 2909; Ebu Dâvud, Salât 349, 1452 H.; İbnuMâce, Mukaddime 16,211. H. İbnu Abbâs (radıyallahu anhümâ) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Hâfızasında Kur'ân'dan  hiçbir ezber bulunmayan kişi  harab olmuş bir ev gibidir. " Tirmizî, Sevâbu'l-Kur'ân 18, 2914. H. Tirmizî hadisin sâhih olduğunu söylemiştir. 

Sa'd İbnu Ubâde (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah buyurdular ki: "Kur'ân-ı Kerîm'i okuyan bir kimse sonradan (terkeder ve okumayı) unutursa kıyâmet günü cüzzamlı olarak Allah'a kavuşur."                                                                                             Ebu Dâvud, Vitr 21, 1474. H.olduğu gibi günümüzdede bu şekilde cereyan eden nice olaylara şahit oluruz.

 Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Bir grup, Kitâbullah'ı okuyup ondan ders almak üzere Allah'ın evlerinden birinde bir araya gelecek olsalar, mutlaka üzerlerine sekinet iner ve onları Allah'ın rahmeti bürür. Melekler de kanatlarıyla sararlar. Allah, onları, yanında bulunan yüce  cemaatte anar"                                                   Ebû Dâvud, Salât 349, 1455. H.; Tirmizî, Kırâ'at 3, 2946 H.; Müslim, Zikir 38, 2699 H; İbnu Mâce, Mukaddime 17, 225. H.AÇIKLAMA:Bu hadis, Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın Müslümanlar arasında Kur'an bilgisinin yayılması için yaptığı teşviklerden biridir.Allah'ın evi tâbiri öncelikle mescidleri ifâde ederse de ulema, bu fazileti elde etmek arzusuyla, han, kışla, medrese gibi başka yerlerde de toplanılabileceği görüşünü beyan etmişlerdir. Esas olan Kur'an'ın müzâkeresi olduğuna göre bu maksadla evlerde akdedilen meclislerin de aynı şekilde sevablı olacağı söylenebilir.  İbnu Mes'ûd (radıyallahu anh) anlatıyor: "Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'i dinledim, şöyle diyordu: "Kur'ân-ı Kerîm'den tek harf okuyana bile bir sevab vardır. Her hasene on misliyle (kayde geçer). Elif-Lâm-Mim bir harftir  demiyorum. Aksine elif bir harf, lâm bir harf ve mim de bir harftir." Tirmizî, Sevâbu'l-Kur'ân 16, 2912. H.AÇIKLAMA:Resul-i Ekrem (aleyhissalâtu vesselâm) bu hadislerinde, Cenab-ı Hakk'ın mü'minlere büyük bir lütfunu haber veriyor: Tilâvet edilen Kur' ân'ın sevabı âyet âyet veya kelime kelime hesaplanmıyor, harf harf hesaplanıyor. Her harf için bir sevap veriliyor. Her hasenenin en az on misliyle kaydedileceği bir başka ilahî kanun (En'am, 160) olduğuna göre, Kur'ân-ı Kerîm'in tilâvetiyle mü'min, her harfi en az on sevab hesabından büyük bir kazanca mazhar olmaktadır. Bu hadis, İbnu Ebi Şeybe ve Taberânî'de biraz farklı olarak "...Ben Elif-Lâm-Mim Zâlike'l-Kitab   )آلم ذلك الكتاب(  bir harftir demiyorum. Fakat Elif ve Lam ve Mim ve Zal ve Lam ve Kaf herbiri birer harf diyorum" şeklinde gelir. Beyhakî'nin rivâyetinde Elif-Lâm'ın başına Bismillah getirilerek harf harf sayılır.Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) harf deyince ne anlaşılması gerektiğini belirtmeye de ehemmiyet verir. Bu maksadla Kur'an'dan bazı kelimeleri harf harf sayar. Bu davranışı değerlendirmek için Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'in muhataplarını dikkate almamız gerekir. Ümmî bir cemaatte "harf" , "kelime", "cümle" gibi dilbilgisine giren tâbirlerin, herkesin nazarında aynı seviyede ıstılahlaşmamış olduğundan, farklı farklı anlaşılabilir. Bunu önlemek için açıklanması gerekir.Mirkat'ta belirtildiği üzere, hadis, sevabın  hesaplanmasında, telâffuz edilen harflerden, ziyâde yapılmış olan harfleri esas kılıyor. Zira Bakara'nın başındaki Elif-Lâm-Mim'de dokuz harf telaffuz edildiği halde üç harf sayılmıştır.     Hz. Ali (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Kim Kur'ân'ı okur, ezberler, helâl kıldığı şeyi helâl kabul eder, haram kıldığı şeyi de haram kabûl ederse Allah, o kimseyi cennete koyar. Ayrıca hepsine cehennem şart olmuş bulunan âliesinden on kişiye şefaatçi kılınır." Tirmizî, Sevâbu'l-Kur'ân 13, 2907 H.   Üseyd İbnu Hudayr (radıyallahu anh)'ın anlattığına göre: "Geceleyin, (hurma harmanında iken) Kur'ân'dan Bakara suresini okuyordu. Hemen yakınında da atı bağlı idi. Birden bire atı şahlandı. Bunun üzerine sükût ederek okumayı bıraktı. At da sükûnete geldi. Üseyd tekrar okumaya başlayınca at yine şahlandı. Üseyd yine sükût edince at da sükûnete erdi. Az sona yine okumaya başlayınca at da şahlanmaya başladı. Oğlu Yahya, ata yakındı. Ona bir zarar vermesin diye attan uzaklaştırmak için yanına gitti. Bir ara başını göğe kaldırınca bir de ne görsün! Gökte  şemsiye gibi bir şey ve içerisinde kandilimsi nesneler var.Sabah olunca koşup gördüklerini Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'a anlattı. Hz Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) kendisine: "O gördüklerin neydi bilir misin?" diye sordu. "Hayır!" cevabı üzerine açıkladı: "Onlar melâike idi. Senin sesine gelmişlerdi. Sen okumaya devam etseydin onlar seni sabaha kadar dinleyeceklerdi. Öyle ki, sabahleyin herkes onları seyredebilecekti, çünkü halktan gizlenmiyeceklerdi." Buhârî, Fedailu'l-Kur'ân 15; Müslim, Müsâfirîn 242, (796).AÇIKLAMA:Yukarıdaki rivâyet Buhârî ve Müslim'de geçmektedir. Hadis burada özetlenerek kaydedilmiş ve hadisenin özüne girmeyen bazı teferruat terkedilmiş. Tercümeyi yaparken teferruata biz de yer vermedik.Üseyd İbnu Hudayr Medineli Müslümanların ilklerinden sayılır. Ensâr'ın ileri gelenlerindendir. Kur'ân'ı sesce güzel okuyanların başında gelir.Bu vak'a bir yönüyle Kur'ân-ı Kerim'in güzel bir sesle tilâvetinin ehemmiyetini gösterdiği gibi bir yönüyle  de Ashâb-ı Kirâm'ın mazhar olduğu kerâmetlere bir örnek olur. Alimler, geceleyin Bakara sûresini okumanın, dinlemenin faziletine de buradan delil çıkarmışlardır.* Huzeyfe İbn el-Haris,Hz.Aişe’ye,Efendimizin gece Kur’an okurken nasıl okuduğunu sorup, “Bezen sesli bezen de sessiz”cevabını alınca sevincini, “Bu konuda genişlik yaratan Allah’a hamd olsun”şeklinde dile getirmişti.(Tirmizi, “Salat,”330)Allah, kelamın en güzelini ikizli, ahenkli bir kitap olarak indirdi.(1) Ondan Rablerine saygısı olanların derileri ürperir. Sonra derileri de, kalpleri de Allah'ın zikrine karşı yumuşar. İşte bu Allah'ın rehberidir. Allah, onunla dilediğini doğru yola çıkarır. Her kimi de Allah şaşırtırsa, artık ona doğru yolu gösterecek yoktur. Zümer 39/23Gerçek müminler ancak o müminlerdir ki, Allah anıldığı zaman yürekleri ürperir, âyetleri okunduğu zaman imanlarını arttırır. Ve bunlar yalnızca Rablerine tevekkül ederler.               Enfal 8/2 * O s m a n  b.  A f f a n (r.a.)’dan : Hz.Peygamber (s.a.v.) :           “Sizin en hayırlınız Kur’an-ı kerim’i öğrenen ve öğreteninizdir”buyurdu.                                                                      (95) Buhari,Müslim,Ebu Davud,Tirmizi,Nesai,İbn Mace ve diğerleri rivayet etmiştir.* E b u  Ü m a m e   e l – B a h i l i  (r.a.)”Resulullah (s.a.v.)’in şöyle buyurduğunu işittim”demiştir:--“Kur’an-ı Kerim’i okuyunuz.Çünkü o kıyamet gününde okuyucularına şafaatçi olarak gelecektir.”                            (7) Müslim rivatey etmiştir. Tergib ve Terhib Cilt 3 Sayfa 267 * E b u   Z e r   (r.a.) Resulullah (s.a.v.)’ın kendisine şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir :“Ey  E b u   Z e r ! Gidip Allah’ın kitabından bir ayet öğrenmen,senin için yüz rekat nafile namaz kılmaktan daha hayırlıdır.Ve kendisiyle amel edilsin veya edilmesin ilimden bir mesele öğrenmen,bin rekat namaz kılmandan daha hayırlıdır.”(29) İbn Mace”hasen isnad”la rivayet etmiştir.Tergib ve Terhib Cilt 3 Sayfa 279  * İnkar edenler bu Kur’an-ı dinlemeyin,okunurken gürültü yapın belki galip gelirsiniz dediler. Fussılet 41/26Fakat baş vurdukları bu yol da bir netice vermediği gibi,tersine Kur’an’a karşı olan ilgiyi daha da artırmıştır.Velid b.Muğire’nin Kur’an karşısında duyduğu hayranlık       (İbni Hişam,es-sire,ı.288.)Kureyş ileri gelenlerinin birbirinden gizli olarak geceleri Kur’an dinlemeğe gitmeleri,artan bu ilginin tabii bir neticesidir.(A.g.e..I.337.)Bir gece Ebu Süfyan B.Harb,Ebu Cehil b.Hişam ve Ahnes b.Şerik birbirlerinden gizli olarak Hz.Peygamberin okumuş olduğu Kur’an-ı dinlemeğe gittiler ve geceyi orada Kur’an dinlemekle geçirdiler.Sabah yaklaşınca da oardan ayrıldılar ve yolda birbirleriyle karşılaştılar. “Sakın bir daha böyle yapmayalım,bizim bu yaptığımızı başkaları görürse ne yaparlar”diyerek evlerine döndüler.Fakat Kur’an’ın onlar üzerinde uyandırdığı derin hayret karşısında kendilerini Hz.Peygamberi dinlemekten alamadılar.Bu durumu bir çok gece aynı şekilde tekrarladılar ve sonunda ne yapacaklarını şaşırıp kaldılar.(A.y.) Diger taraftan Müseylime ve İbnu’l Mukaffa’gibi bir takım cüretkarlar güya Kur’an-ı Kerim’e nazire yapmaya teşebbüs etmişlerdi.Ama Hud suresinin 44 ayetinin “Ey yer,suyunu çek; ey gök yağmurunu tut..”gerek lafzının,gerekse manasının onlar üzerinde uyandırdığı derin hayret karşısında bu teşebbüslerinden vaz geçmişlerdir.Aynı Ayet-i Kerime şair ve edipler üzerinde de çok büyük etki yapmıştı.Meşhur şair İmriü’l-Kays’ın kız kardeşi bu ayeti işitince “artık kimsenin bir diyeceği  kalmadı.Artık kardeşinin şiiri bundan böyle iftihar meydanında duramaz”diyerek,gidip İmriü’l-Kays’ın kasidesini Ka’be’nin duvarından indirdi.Artık Aarp edip ve şairleri susmuş,iftihar meydanı yalnız Kur’an-ı Kerime kalmıştı.            Bir bedevi edib : “Şimdi sen ne ile emr olunuyorsan (kafalarını çatladırcasına) apaçık bildir.Müşriklere aldırış etme.”Ayeti-i kerimesini okunurken işittiği vakit secdeye kapanmış…O’na : -Sen Müslüman mı oldun? Dediler.O da : - Yok,benbu ayetin belagat ve fesahatına secde ettim,dedi.Yine sözlerin en güzelinin Allah’ın sözü olduğunu,Allah’a karşı derin sayğısı olanların,Kur’an-ı Kerim okunduğu zaman tüylerinin ürperdiğini ve imanlarının güçlendiğini bizzat Yüce Allah ayetleriyle belirtmiştir. * Bir kimsenin Kur’an dan bir harf okuması bir hasenedir.Hasene de on misli sevab (mükafat) la karşılanır.Ben size (Elif-Lam-Mim) bir harfdir demiyorum.Belki “Elif” (başlıbaşına) bir harf “Lam”da bir harf, “Mim”de bir harfdir.buyurmuştur.(Riyazü’s-Salihin,c.2,s.342-343)Bir harfte on sevab olunca bu üç harfin okunmasıyla 30 sevab kazanılmış olur.Kur’an-ı Kerim’i okuyan bir insan,bir taraftan ruhen yücelip tazelenirken,diger taraftan manasını anlamaya çalışıp,kendine yetecek ders ve nasihatı alır. Kur’an’ın en büyük mü’cize oluşunun açık delillerinden biri de onun geçmiş ve gelecekle ilgili olaylar hakkında vermiş olduğu bilgilerdir. “Hiç bir peygamber yoktur ki,beşerin kendisine inanması için ona bir mucize verilmiş olmasın.Şüphesiz bana verilen en büyük mu’cize,Allah’ın bana vahyettiği Kur’an’dır.Umarım ki ben,kıyamet günü bütün peygamberlerin en çok ümmetlisi olurum.(Sahihu’l Buhari,VI.97.)Kuran’ın her devirde binlerce kişi tarafından ezberlenmesi,yüzbinlerce insan tarafından okunması ve hakkında ciltlerle eserlerin yazılması,onun ebediyen yaşayacağının açık işaretidir.Ona inanan herkes,daima ona hizmat yolunda birbirleriyle yarışmışlardır.Hz.Peygamber de Veda Hutbesinde : “Ey insanlar,size iki emanet bırakıyorum ki,onlara sımsıkı sarıldıkça asla delalete düşmezsiniz.Birincisi Allah’ın Kitabı KUR’AN,İkincisi Rasulünün sünnetidir.”buyurmuşlardır.  Mevlana diyorkiBen sağ olduğum müddetle Kur’an’ın kölesi,bendesiyin.Ben,Muhammed Muhtar’ın (s.a.v.) yolunun tozuyum,Benim sözümden,bundan başkasını bir kimse naklederse,Ben ondan da bıkmışım,o sözlerden de bıkmışım. Kur'an-ı Kerim'de Secde Ayeti Bulunan Ondört Sure Şunlardır1) A 'raf Sûresi (206. ayet)
2) Ra'd Sûresi (15. ayet)
3) Nahl Sûresi (49. ayet)
4) İsra Sûresi (107. ayet)
5) Meryem Sûresi(58 ayet)  
6) Hac Sûresi (18. ayet)
7) Furkan Sûresi (60. ayet)
8) Neml Suresi (25. ayet)
9) Secde Sûresi (15. ayet)
10) Sad Sûresi (24. ayet)
11) Fussilet Sûresi (37. ayet)
12) Necm Sûresi (62. ayet)
13) İnşikak Sûresi (21. ayet)
14) Alâk Sûresi (19. ayet)
 Aslında Kur'ân-ı Kerîm'in okunması da başlıbaşına bir ibadettir ve her harfine on sevap verileceği bildirilmiştir. Bu sevapların ölmüş olan birisinin ruhuna bağışlanması da uygundur ve yararlıdır. Ancak böyle bir ibadet karşılığında para almak, ya da vermek, câiz değilir. Fıkıhçılar, Kur'ân okuma karşılığında para alınması halinde. alınan ücretin alana haram olacağını ve ölünün bundan hiçbir fayda görmeyeceğini bildirmişlerdir. Çünkü Kur'ân-ı Kerîm'i okuyabilmek her müslümana farzdır. Böyle herkese farz olan birşeyin, başkasına ücretle yaptırılması câiz değildir. Sonra böyle bir uygulama, iş sözleşmesine benzer. Verilen ücretin karşılığının da belli olmasını gerektirir. Oysa bundan sevap elde edileceği kesin değildir. Böyle kesin olmayan bir menfaat karşılığında ücret ödenmez.

Ayrıca ameller niyetlere göredir. Okuyan okumasıyla para almayı kastederse, bu okumasından bir sevap oluşmuş olmaz. Parayı önceden konuşmus olmakla olmamak arasında da bir fark yoktur. Okuyanın, âdet olarak para verileceğini bilmesi ve o duygu ile okuması, bu okuyuşun sevabının olmamasına yeter. Hatim okumayı âdet haline getiren ve her hatim okutmak isteyenin istediğini kabul edenler arasında. okuduğuna para almayan yok denecek kadar azdır. Bazı âlimler sadece okumayı öğretme karşılığında para alınabileceğini söylemişlerdir. Bu konuda müstakil bir kitap yazan Imam Birgivî, "okudukları Kur'ân karşılığında para alanlar, hiçbir şey bulamıyorlarsa, keşke leş yeselerdi de böyle bir parayı yemeselerdi" der.
 Dini kitapların ticareti Sual: Sadece mushaf, dini kitap, dini levha ve ilahi kasetlerinin ticaretinin mahzuru var mıdır?
CEVAP
Mushafı, Kur'an-ı kerim öğretilmesine sebep olmak niyetiyle satmak caiz ve sevap olur. Aldığı para helal olur. Fakat böyle niyetin alameti mal oluş fiyatına yakın az bir kârla satmaktır. Geçimi başka kitaplardan sağlanıyorsa, mushafları kârsız satmalıdır! (Şir’a)

Mushaf, dini levha, ilmihal kitapları ticaret malı değildir. Emr-i maruf için satılır. Çarşıda pazarda satılmaz. Dükkanlarda rafa konur. Okumak, bereketlenmek için odaya asılır. Ziynet eşyası değildir. Dini levhaları ve diğer dini eserleri yere sermek onlara hakaret olur.

Sual: Ücretle Kur'an okumak, hazır hatim satmak caiz midir?
CEVAP
Kur'an-ı kerim geçim vasıtası yapılmaz. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Kur'an okuyun, fakat geçim vasıtası yapmayın.) [İ.Ahmed]
(Bir zaman gelir, Kur'an, Allah rızası için değil, dünyalık için okunur.) [Ebu Davud]

(Kur'an okuyup da, okun yaydan çıktığı gibi dinden çıkanlar olacaktır.)
[İbni Mace]
(Kur'an-ı kerim, okuyanlarına ya şefaat eder veya düşman olur.) [Müslim]

Ücretle okunan Kur'andan ölüye sevap hasıl olmaz. (Hidaye)
Para ile Kur'an-ı kerim okutmak haramdır. (Bey ve şir’a)

Hafız, pazarlık etmeden, sırf Allah rızası için hatim veya mevlid okursa, okutanın hediye ettiğini alması caiz olur. (Hadika, Berika)

Kur'an-ı kerim okuyup hediye almayı meslek hâline getirmemeli! Çünkü âdet hâline gelen hediyeler, şart edilen ücret gibidir. (Dürr-ül muhtar)
» Yorum yok
Şu anda hiç yorum yok.
» Yorumu Gönder
Email (Üyeler adresinizi göremez)
İsim
Başlık
Yorum
 
< Önceki   Sonraki >

Site içi Arama


Rastgele Videolar

Rastge Dini Resimler


İbretlik Resimler 10


İbretlik Resimler 8


Mekke Resimleri 5


Medine resimleri 5


Dini Resimler 16


Dini Resimler 2

YASAL UYARI: Sitemizde bulunan tüm Multimedyaların yasal sorunlulukları multimedyalara link verilen sitelerin kendilerine aittir. yasal sorumlulukları hiçbir şekilde kabul edilemez. www.islami-video.com bünyesinde herhangi bir telif haklarına aykırı dosya bulundurmamaktadı. Ayrıca Sitemizde yer alan reklam içeriklerinin www.islami-video.com ile bir bağlantısı yoktur;
|Kullanım Şartları| ördek avı ilahiler ilahi indir | av| MaviTmhunting yozgat av videoları islami sohbet islami radyo fishingav maç özeti