Küsûf Namazı
Güneş tutulduğu zaman iki rek’at cemaatle namaz kılınır.NitekimPeygamber Efendimiz, güneş tutulunca, mescide giderek cemaate iki rek' at namaz kıldırmıştır.

Bunu, Cuma'yı kıldıran imam kıldırır. Bu namazda ezan okunmaz ve ikamet getirilmez. Kıraat açıktan yapılmaz. Cuma imamı yoksa, cemaat namazı kendi başlarına cemaatsiz olarak kılar.

Peygamberimizin oğlu İbrahim 'in vefat ettiği gün güneş tutulmuştu. Halk, İbrahim 'in ölümünden dolayı güneş tutuldu dediler.

Bunun üzerine Peygamber Efendimiz; güneş ve ay tutulması ile ilgili böyle bir inancın yanlış olduğunu bildirerek şöyle buyurdu:

"Güneş ve ay hiç kimsenin ölümü veya hayatından dolayı tutulmazlar. Bunu görünce namaz kılın ve Allah'a dua edin." 
 Ay ve güneş Allah’ın kudretinin büyüklüğünün alametlerindendir. Allah’ın büyük nimetidir” (Furkan / 61)  Güneşin tutulmasına “küsûf”, güneş tutulması anında kılınan namaza “küsûf namazı” denilmektedir. Küsûf namazı kitap, sünnet ve icma ile sabittir.  Bu büyük hadiseler, Allah’ın kullarına ahireti hatırlatır. (Daha önceki kavimler gördükleri, yaşadıkları bu ayetleri yalanladılar, küfre saptılar.) “Biz ayetleri (büyük hadise ve olayları) ancak (helak için değil, ahiret azabından) korkutmak için göndeririz.” (İsra /59)  Bu ayet küsûf namazına delil sayılmıştır. Zira zelzele, tufan, şiddetli rüzgar,güneş-ay tutulması gibi önemli hadiseler anında Cenabı Hakk’a iltica edip, sığınmak, dua ve namaza yönelmek Allah’tan korkmanın gereğidir.  “Gece, gündüz, güneş ve ay (hepsi) O'nun (birliğinin ve kudretinin) alametlerindendir. Eğer sadece O'na ibadet ediyorsanız, ne güneşe, ne aya secde edin; ancak ve ancak onları yaratan Allah'a secde edin.” (Fussilet / 37- secde ayeti)
Bu ayette de Küsûf ve husuf namazının meşruiyetine işaret edilmektedir.
Peygamber Efendimiz (SAV) şiddetli bir hadise gördüğünde işini bırakır olay geçinceye kadar duaya yönelirdi. Ebu Bekre (Ra), “Bir defasında Rasulallah (sav) acele ile ridasını sürükleyerek mescide girdi, biz de mescide girdik(toplandık). Güneş açılıncaya kadar bize iki rekat namaz kıldırdı. Sonra, ‘Güneş ve ay hiç kimsenin ölümünden dolayı tutulmaz. Ay ve güneşin böyle tutulduğunu gördüğünüzde başınıza gelen bu hal gidinceye kadar hemen namaza durun, duaya koyulun’ buyurdu.” (Buhari Kitabı, Küsûf)


Küsûf namazının vakti
 Küsûf namazının vakti “güneş tutulmaya başladığı andan açılıncaya kadar” devam eder. Güneşin tutulması namaz kılınması mekruh vakte denk gelirse dua ile meşgul
olunur. Şafi mezhebine göre bu namaz sebebe bağlı olduğu için vaktin kerahatine bakılmaksızın hangi vakitte vuku bulmuşsa o zaman kılınır. (Vecdi Akyüz, a.g.e. C:2 / S.248) - Küsûf namazı münferiden (tek başına) kılınabileceği gibi cemaatle de kılınabilir.  - Büyük bir camide kılınmadı efdaldir.  - Istiska namazı (yağmur duası namazı) gibi sahrada da kılınabilir.  - Küsûf namazı ezansız, kametsiz kılınır.  - Cuma namazında olduğu gibi her rekatta bir ruku iki secde edilir.  - Kıratı uzatılır. Secde ve rukuda tesbihler uzatılır. Imam Malik ve Imam Azam’a göre kırat gizli, Ahmed b.Hanbel ve Imameyn’e göre kıraat cehren (açıktan) okunur.  - Namazdan sonra güneş tutulması devam ediyorsa güneş açılıncaya kadar imam kıbleye karşı ayakta veya oturarak duaya devam eder, cemaatte amin der.  - Küsûf namazında hutbe irad edilmez. Imam Şafiye göre ise hutbe okunması müstehaptır. Peygamber Efendimiz, şiddetli bir rüzgar estiğinde şöyle dua ederdi:
"Allah'ım, Sen'den bu olayın (rüzgarın) hayrını ve o olayın içerdiği hayırları ve onun getirdiği hayırları isterim. Allah'ım, bu olayın kötülüğünden ve içerdiği kötülüklerden ve getirdiği kötülüklerden San'a sığınırım." (Prof. Dr. Vehbe Zuhayli, İslam Fıkhı Ansiklopedisi, 2. cilt, 482. sayfa) Bir kişinin başına her ne zaman böyle hoşa gitmeyen bir şey gelir, şiddetli bir sıkıntıyla karşılaşır, kendisini tehlike kaplarsa, Allah'a sığınır; bu sebeple zelzele, şiddetli rüzgar, şiddetli şimşek, güneş veya ay tutulması gibi durumlarda kişinin gafil olmaması için dua ile Allah'a yalvarması sünnettir.

“Ümmetimin fesadı zamanında Benim sünnetimi ayakta tutan bir kimseye bir şehid sevabı vardır.” Muhammed İbni Aclan (r.a.)  (Ramuz El-Ehadis, 226/18)

Hz. Ali radıyu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "Kim, benden sonra öldürülmüş olan bir sünnetimi ihya ederse beni seviyor demektir. Beni seven de benimle beraberdir." İbni Mace (r.a.)  (4077
» Yorum yok
Şu anda hiç yorum yok.
» Yorumu Gönder
Email (Üyeler adresinizi göremez)
İsim
Başlık
Yorum
 
< Önceki   Sonraki >

Site içi Arama


Rastgele Videolar

Rastge Dini Resimler


Üstad Said Nursi Resimleri 4


Üstad Said Nursi Resimleri 12


Mekke Resimleri 1


Medine resimleri 3


Dini Resimler 21


Dini Resimler 17

YASAL UYARI: Sitemizde bulunan tüm Multimedyaların yasal sorunlulukları multimedyalara link verilen sitelerin kendilerine aittir. yasal sorumlulukları hiçbir şekilde kabul edilemez. www.islami-video.com bünyesinde herhangi bir telif haklarına aykırı dosya bulundurmamaktadı. Ayrıca Sitemizde yer alan reklam içeriklerinin www.islami-video.com ile bir bağlantısı yoktur;
|Kullanım Şartları| ördek avı ilahiler ilahi indir | av| MaviTmhunting yozgat av videoları islami sohbet islami radyo fishingav maç özeti