Kamil Eþfak Berki Milli Gazete 03/12/2006
Kilisenin 2000 yýldýr sormaktan kaçýndýðý büyük soruyu artýk hýristiyanlar soracaklardýr. Kiliseler birleþebilir; yeryüzü siyasî hareketlenmeleri karþýsýnda baþlangýçtan beri aralarýnda mevcut bulunan ihtilafa bir son verme gereði duyabilirler. Karþýlýklý jestlerin idaresinde plânlarýný yürürlüðe koyabilirler. Bu, Kilise ile hýristiyanýn soðumasýný durdurabilir mi? Batý hýristiyanlýðý ile Doðu hýristiyanlýðý Ýslâm âlemine basýnç uygulama stratejisi içinde bulunabilir; kolu kanadý kýrýk çaðý takdis edebilirler!.. Hýristiyanlýk tarihi baþtan baþa seremonilerdir. Kültürlü bir hýristiyan, Üç Tanrý inanýþýndan uzaklaþacaktýr. Birey çaðýndayýz. Dýþýna kabuk yapan fakat içerde hiç iyileþmeyen bir yara; o yarayý açandan yana irrasyonel boyutlara vardýrýlmýþ bir gayret. Bu gayretin kurduðu bir örtüþmesizlik. Pavlos’un yanlýþ geleneði coðrafyaya yayýþý. Ýnsan doðrusu tarihsel bir müsamere karþýsýndaymýþ gibi dini, Ýlâhî özün adeta iþkence direðine baðlamak isteyen bir yanýlsamadýr bu. Masum görülebilir bir yanýlsama sanmamalý: Kökleri derinlerde, Allah’ý birlemeye dirençten beslenmiþ bir illüzyonda Ýsa’ya gösterilen direnç. Halk ondan memnundu açýkçasý. Rahatsýz olan düzenin babalarýydý. Hahamlardý. Dünyevîlik toplumun ruhunu sarmýþ idi: Çok özel bir alýnyazýsýnýn içinden gönderilen yeni bir elçi bu sekülerliði gidermek için gelmiþti. Ýþleri bozmaya geldiðini düþündüler. Peygamberlere itiraz ve hatta onlarýn anlamýna olduðu kadar canýna da kast etmek gelenekleþmiþti. Ýðrenç bir gelenek. Hahamlara Allah’ýn mukaddeslerini hatýrlatan, onlarý uyaran, dünya iþlerinin bir karþýtlýk halinde sürdürülüþüne parmak basan Zekeriya, can havliyle kaçarken önüne çýkan bir aðaca sýðýnmak ister.Aðaç açýlýr ve nebi içine saklanýr, aðaç kapanýr. Testere ile aðacý kesmeye baþlarlar. Hz. Zekeriya þehit olur. Bilmiyorum, ona yahudi ve hýristiyanlar biz Müslümanlar kadar ve sürekli, üzülmekteler mi? Yahya Peygamber de, kýzýyla evlenmesine karþý çýktýðý ve izin vermediði için Herod önce zindana attýrdý, sonra da baþýný kestirdi. Altýn bir tepside huzuruna getirdiler. Babil meliki Buhtunnasýr, Hz. Yahya’ya inanmýþ bir kimse idi. Kudüs’e sefer edip, intikam aldý. Öyküsünü Taberî Tarihi’nde bulmak mümkündür. Peygamberlerin kader öyküleri çeþit çeþit. Hýristiyanlar bunu anlayamýyorlar. Ýsa’nýn da vücudunu ortadan kaldýrmak istiyorlardý. Filistin’de Roma yönetimi onu bir tehlike görmüyordu.Yahudi ileri gelenlerinin sürekli þikâyetlerine sonunda, yenik düþtü diyor ayrýntýlý tarihler. Mevlânâ da Mesnevî’de, geniþ ve derin yorum çerçevesi içinde Romalý yetkilinin psikolojisine yer vermiþtir. Ýlginç bir diyalektikle yaklaþýyor olaya. Bir yazar, Hindistan’da Protestan papazlarý ile münazaralarda karþý karþýya gelmiþ ve sonunda Protestan din bilginleri Ýncil’in, daha önce de Tevrat’ýn kiþilerce deðiþtirilerek tahrif edilmiþ olduðunu itiraf etmek durumunda kalmýþlardýr. Bu Ýslâm âlimi Rahmetullah el Hindî’dir. Yirmi dördüncü dedesi Abdurrahman b. Abdülaziz, Hz.Osman’ýn soyundan olarak Hindistan’a ilk yerleþen kiþidir. Rahmetullah (1818-1891) ilim hayatýný Farsçayý çok iyi bilen bu papazlardan Pfander’in Mizânu’l-Hak diye yayýnladýðý bir kitaba karþý mücadeleye adamýþtýr denebilir. Papazý münazaraya çaðýrdý. Üç defa tekrarlanan münazaralardan Rahmetullah’ýn büyük eseri Ýzhârü’l-Hakk doðdu. [Bu kitabýn yeni bir çevirisi Abdülhâdi Sýddýk tarafýndan yapýlmýþ, Faran Yayýncýlýk tarafýndan basýlmýþtýr.Ýki ciltlik bu eser, Abdülhamid II tarafýndan da beðenilmiþ ve emriyle Batý dillerine çevrilmiþtir.] Ýzhârü’l-Hak, sindire sindire okunacak bir kitaptýr. Fikrimizi besler. Bu besleme geriye doðru bir açma olur. Hýristiyanlýk Hz. Adem’in ilk günahýna takýlmýþtýr; Pavlos’un yaptýklarýna teþhis gözü ile bakýlsa daha iyi olmaz mý? |
»
Yorum yok
» Yorumu Gönder
Sadece üyeler yorum yazabilir Lütfen giriş yapın veya üye olun!.
|