|
|
|
* Her nefis ölümü tadacaktır. Sizi bir imtihan olarak kötülük ve iyilikle deneyeceğiz. Hepiniz de sonunda bize döndürüleceksiniz. Enbiya 21/35Her canlı ölümü tadacaktır.Sonra bize döndürüleceksiniz. Ankebut 29/57 Onlara şöyle söyle: "Eğer siz evlerinizde olsaydınız bile, üzerlerine öldürülmesi yazılmış olanlar yine muhakkak yatacakları (öldürülecekleri) yerlere çıkıp gidecekti. Allah (bunu) göğüslerinizin içindekini denemek ve yüreklerinizdekini temizlemek için yaptı. Allah göğüslerin içinde olanı bilir. Ali imran 3/154 * Ölüm sarhoşluğu gerçekten geldiğinde, "Ey insan! İşte bu senin öteden beri kaçtığın şeydir." denir. Kaf 50/19 “ Nerede olursanız olun ölüm size ulaşır.İsterseniz yüksek burçlarda olunuz yinede ulaşır.” Nisa 4/78 Halid bin Velid bütün harplere katılıp vücudunda kılınç,kalkan,mızrak,ok yarası olmadık yer kalmadığı halde yatağında ölmüştür.Hem onlardan önce nice nesilleri helak ettik. (Şimdi) onlardan hiçbirini görüyor musun, yahud onların hafif bir sesini işitiyor musun? Meryem 19/98 Şu zamanda uydular kuran,kuş gibi füzeler uçuran,denizaltılar yapan,dünyayı bir tek ev haline getirenler de imansız gittikleri taktirde;ses ve nefesleri duyulmaz olacak ve “bir varmış,bir yokmuş”haline gelecekler.* Her can ölümü tadacaktır. Sonunda bize döndürüleceksiniz. Ankebut 29/57 İslamı yaşama ve onun yücelmesi için çalışırken can endişesi çekmeyin.Allah’ın (c.c) yeri geniştir.Küfrün hakimiyeti altında kalıp,Allah’ı (c.c) tanımayan kafirlerin emri altında kalıp ezilmeyin.Ecel geldiği zaman,bir an’lığına bile önceye veya sonraya bırakılmaz.Eceliniz geldiği zaman,insan nerede nasıl ve ne şekilde olursa olsun ölümü tadacaktır.*E b u H ü r e y r e (r.a.) Resulullah (s.a.v.) ‘ın şöyle buyurduğunu rivayet etti:“Kim hacca gitmek üzere (evinden) çıkar da ölürse ,ona kıyamet gününe kadar hac yapanın sevabı yazılır.Kim umre yapmak üzere çıkar da ölürse,ona kıyamet gününe kadar umre yapanın sevabı yazılır ve kim de cihad etmek üzere çıkar da ölürse kendisine kıyamet gününe kadar cihad edenlerin sevabı yazılır.” (10) Ebu Ya’la Muhammed b. İshak’dan rivayet etmiştir.Diğer ravileri güvenilir kişilerdir. Tergib ve Terhib Cilt 2 Sayfa 566 * A i ş e (r.a.)’den Resul-i Ekrem (s.a.v.) ‘in şöyle buyurduğu rivayet edildi: --“Bu şekilde hac veya umre yapmak için kim çıkar da bu yolda ölürse,o mizana arzolunup hesaba çekilmez.Ve ona “cennete gir”denilir.” Hz.A i ş e (r.a.) Resulullah (s.a.v.) : --“Allah tavaf edenlerle iftihar eder” buyurdu,dedi. (11) Tebarani,Ebu Ya’la,Darekutni ve Beyhaki rivayet etmişlerdir. Tergib ve Terhib Cilt 2 Sayfa 566 E n e s (r.a.) der ki :“Resulullah (s.a.v.) bir çizgi çekti:”Bu insandır”dedi.Yanına bir çizgi daha çekti :”Bu da ecelidir”dedi.İkinci çizgiden uzak bir çizgi daha çekerek:”Bu da insanın arzularıdır.İşte ecelinden daha uzak arzularına giderken,daha yakın olan eceli gelir,isteklerine kavuşamadan ölür”buyurdu. (22) Buhari ve Nesai rivayet etmişlerdir.Tergib veTerhib Cilt 3 Sayfa 335 Ey inananlar! Hayat verecek seylere sizi çagirdigi zaman, Allah ve Resûlüne uyun. Ve bilin ki, Allah kisi ile onun kalbi arasina girer ve siz mutlaka onun huzurunda toplanacaksiniz.Enfal 8/24Rabbimiz,ölüme çağırdığı zaman;icabet etmemeğe,ölmek istemiyorum,demeğe ve cebrine mukavemet göstermeğe imkan bulabilecekmisiniz.?Ve bir lahza sonra başınıza neler gelebileceğini biliyor musunuz? Ölüm* Melekler onların yüzlerine,arkalarına vura vura canlarını alırlarken halleri nice olur? Muhammed 47/27Bu böyledir.Çünkü onlar,Allah’ın gazabına sebep olan şeylere uydular. Muhammed 47/28SEKERÂT-ÜL-MEVT: Ölüm sarhoşluğu, can çekişmesi hâli. Allahü teâlâ, âyet-i kerîmede meâlen buyuruyor ki: Bir de (bakarsın ki) sekerât-ül-mevt, hak (gerçek) olarak gelmiştir. (Ey insanoğlu!) İşte bu, senin kaçıp durduğun şeydir. (Kâf sûresi: 19) Misvâk kullanmanın on beş kadar faydası vardır. Bunlardan biri de; sekerât-ül-mevtte, şehâdet kelimesini (Eşhedü enlâ ilâhe illallah ve eşhedü enne Muhammeden abdühû ve resûlüh) söylemeye sebeb olur. (Hazret-i Ebû Bekr) İnsan, sekerât-ül-mevt hâlinde iken; cesedi terler, gözleri sür'atle iki tarafa gider, burnunun iki tarafı çekilir, göğüs kemikleri kalkar, soluğu kabarır ve benzi sararır. (İmâm-ı Gazâlî) Biz dünyadan gider olduk Kalanlara selam olsun Bizim için hayır dua, Kılanlara selam olsun. Ecel büke belimizi Söyletmeye dilimizi Hasta iken halimizi, Soranlara selam olsun Tenin ortaya açıla Yakasız gömlek biçile Bizi bir asan veçhile Yuyanlara selam olsun. Sala verile kastımıza Gider olduk dostumuzaNamaz için üstümüze, Duranlara selam olsun. Derviş YUNUS söyler sözüYaş dolmuştur iki gözüBilmeyen ne bilsin bizi, Bilenlere selam olsun. Ölüler* Ölülerinizi salih bir kavmin arasına gömünüz.Çünkü ölü de kötü komşudan eziyyet duyar. Ebu –Nuaym-El-Hilye :Ebu Hüreyre (R.A.)’den.- * "Temelli kalacağınızı umarak sağlam yapılar mı edinirsiniz?" Şuara 26/129 * Her nefis ölümü tadacaktır. Sizi bir imtihan olarak kötülük ve iyilikle deneyeceğiz. Hepiniz de sonunda bize döndürüleceksiniz. Enbiya 21/35 Mevlana Degirmen taşının üzerindeki iki karınca gibi Mümin ve Kafirler.Mümin düz Kafir ters dönüyor.İkiside hakka yürüyor. * M a l i k o ğ l u E n e s (r.a.)’den Resulullah (s.a.v.)’ın şöyle dediği rivayet olundu :“Cenaze kabire giderken ona üç şey tabi olur.(beraberinde gider):Ailesi,akrabası,malı ve sağlığında yaptığı amelleri.Kabre varınca akrabası ve malı geri döner,ameliyle baş başa kalır.”(76) Buhari ve Müslim rivayet etmişlerdir.Tergib ve Terhib Cilt 6 Sayfa 227 İnsanın üç arkadaşı vardır.Bunlardan biri vefalıdır,ikisi ise gayet gaddardır .Bu üç arkadaştan biri;mal mülk,biri dost ve arkadaşlar,üçüncüsü ise yaptığımız iyi işlerdir.Ölünce mal insanla birlikte gelmez.İnsan ödlümü dostlar gelir ,gelir fakat ancak mezarın başına kadar gelir.Fakat o vefalı olan gerçek arkadaş yani yapılan iyi işler insanla birlikte mezarın içine kadar gelir ve hatta öbür tarafa da geçer. Mesnevi Cilt 5 H z. Ö m e r (r.a.)’den Resul-i Ekrem (s.a.v.)’in: “Ölen kimseye feryad ederek ağlamak,kabirde azap görmesine sebep olur”buyurduğu rivayet edildi. (19) Buhari,Müslim,İbn Mace ve Nesai rivayet etmişlerdir. Tergib ve Terhib Cilt 7 Sahife 30 Ölülerinizin güzel hallerini zikrediniz,kötlüklerini söylemekten çekininiz. Ebu Davud,Edep,50 8-Ölüm ve hatırlattıklarıMuhterem Mü'minler!
Allahü Teala yarattığı her canlı için belli bir yaşam süresi koymuştur. Bu sürenin sonuna ecel denir. Her ne suretle dursa olsun ecel dediğimiz vakit gelince, ölüm olayı meydana gelir. Bir dakika bile sonraya geciktirilmez. Her canlı için ölüm bir gün er geç gelecektir. Yaratan ve yaşatan Allah (c.c.) olduğu gibi, öldüren de yani ölümü yaratan da odur. Ondan başka bir yaratıcı ve öldürücü yoktur. Ölüm Allah'ın emridir, hüküm onundur. "Biz Allah'ın kullarıyız ve ona döneceğiz.."[1] Ancak, hiç kimse nerede ve ne zaman öleceğini bilemez. Yaşlandıktan sonra ölüm gelebileceği gibi, çok erken yaşlarda gelmesi mümkündür.
Aziz Mü'minler!
Ölüm olayı, ruhun bedeni terk etmesi ve insanın bu dünyadan ahirete göç etmesi demektir. Diğer bir ifadeyle insanın dünyasını değiştirmesidir. Ölen bedendir, ruh ölümsüzdür.
Ölüm ve cenaze ile ilgili dini merasimlere; bilgisizlik ve eski kültürlerin etkisi sebebiyle bazı bid'at ve hurafelerin karıştığı görülmektedir. Cenazenin arkasından alkış tutulması, şarkı ve türkü söylenmesi, cenazenin, tabutun ve kabrin başında çalgı çalınması, cenazeyi taşırken yüksek sesle zikir yapılması, mezarda para dağıtılması veya para toplanması, mezarlara bez bağlanması, mum yakılması gibi İslam'ın ruhuna uygun olmayan davranışlar İslam dinine sonradan sokulmuş bidatlardır. Bunların ölüye hiçbir faydası yoktur.
Sevgili Peygamberimiz şöyle buyuruyor, "Ölüyü üç şey takibeder; ehli, malı, ameli, bunlardan ikisi geri döner, biri ölüyle kalır. Dönenler ehli ve malı, kalan ise; amelidir."[2]Bu dünyada insan, mümin olarak yaşayıp mümin olarak ölmek için gayret etmelidir. Dünyada bir eser ve hoş bir seda bırakarak ölebilirsek ne mutlu bizlere. Geride kalanlara düşen görev; ölenin ailesine taziyede bulunmak, onlara yemek ikram etmek, ölenin borcunun ödenmesine yardımcı olmak, vasiyetini yerine getirmek, ölü için dua etmek, hayır hasenatta bulunmak, geride bıraktıklarını, dost ve arkadaşlarını gözetmek, kabirleri ziyaret etmek suretiyle ibret almaktır. Zira musalladaki her cenaze, ziyaret edilen her kabir, en etkili hatipten daha tesirlidir.
Hutbeme Al-i imran Süresinin 185. Ayetinin mealiyle son veriyorum: "Her canlı ölümü tadacaktır. Ve ancak kıyamet günü yaptıklarınızın karşılığı size tastamam verilecektir. Kim Cehennemden uzaklaştırılıp Cennete konursa o, gerçekten kurtuluşa ermiştir..."[3]
[1] Bakara Süresi: 156 [2] Buhari Rikak 42, Züht 5 [3] Al-i İmran Süresi: 185
»
1 Yorum
» Yorumu Gönder
Sadece üyeler yorum yazabilir Lütfen giriş yapın veya üye olun!.
|
|
|
|
|
|
|