|
Öşür, şer'İ zekâttır. Zekât ise mÜstahaklaradır. Öşür lügâvi olarak onda bir demektir. Istılahta ise, araziden çıkan mahsulün zekâtıdır. Peygamber Efendimiz (a.s.m.) "yağmur ve nehir sularıyla sulanan toprak mahsullerinde Öşür (onda bir) kova, el emeği İle sulananlarda nısf-ı öşür (yirmide bir) zekât vardır" (.Kudurt) buyurmuşlardır.
Bu hadis-i şerif, toprak mahsullerinden ne nisbette zekât alınacağını göstermektedir. İşte bu nisbetten doğan "uşr" ıstılahı "öşür" şeklinde söylenmiş ve Resulullah (a.s.m.) devrinden itibaren artık Öşür ıstılahı "ziraî mahsullerden alman zekât" mânâsına kullanılmıştır. [133] Öşürde itibar olunan arazidir. Mal sahibi değildir. Binâenaleyh bir araziyi öşrüyye vakıf mala olsa da, çocuklara ve mecnunlara ait bulunsa da yine hasılatından Öşür alınır. [134] Öşür, mahsulat tamamen yetişip elde edildiği zaman alınır. Bundan evvel alınmaz. Hatta daha bitmemiş olan mahsulatın ve belirlenmemiş olan meyvelerin öşürlerini vermek caiz değildir. Ancak olgunlaştığı ve belirlediği takdirde sahipleri öşürlerini verebilir. Daha Öşrü verilmemiş olan hububattan veya ağaç üstündeki meyveden yenilmemelidir. Maamafih Öşrünü hesaplayarak ödemek niyetiyle yenilmesi helâl olup, tazmini icap eder. [135] Ziraî mahsullerde nisab: Bu meselede imamlar arasında ihtilâf bulunmaktadır. îmam-ı Azama göre; bunlar çok olsunlar, az olsunlar, herhalde öşrü lâzım gelir. Fakat İmameyne göre beş vesk miktarı olmayan hububattan ve nasın elinde bir sene kalamayacak olan sebzeden Öşür alınmaz. Meğer bunlar ticaret için olsun. O takdirde kıymetleri 200 dirheme baliğ olursa öşür alınır. Eimme-i Selaseye göre de mahsulatın nisabı en az beş vaşaktır. Bundan noksan olan mahsulden Öşür alınmaz. Sebzeler de Öşre tabi değildir »
Yorum yok
» Yorumu Gönder
Sadece üyeler yorum yazabilir Lütfen giriş yapın veya üye olun!.
|