|
Riyâ: iki yüzlülük, gösteriş yapmak, inandığı ve düşündüğü gibi davranmamak demektir. İslâmî terim olarak, bir ibâdeti, bir ameli, bir iyiliği Allah rızâsı için değil, gösteriş için yapmaktır. Riya, insanlar tarafından beğenilmek, övülmek, takdir edilmek için, söz, iş ve davranışlarıyla gösteriş yapmaktır. Riya, insanlar arasında maddî ve mânevî çıkar sağlamak amacıyla yapılmaktadır. İnsanların dinî duygularını çıkar sağlama adına sömürmek riyanın en kötü şeklidir. İnsanlık hayatının mâruz kaldığı en çirkin hastalık şirktir. Çünkü bu, rubûbiyeti lâyık olmayana, ibâdet türlerini de ehil olmayanlara sunmaktır. Sonra şirk, beşeriyetin kalbini bölmek, dağıtmaktır. Bundan sonra artık bu kalpler ibâdet ve inançta tek bir noktaya yönelmez. Taşlara, ağaçlara, tabiata yahut da insana ibâdete başlar. Sapıklıkların birbirini takip ettiğini görürsün. Tevhide gönül veren müslüman, bunların hepsinden kurtulur. Fakat ona gizli bir şirk çeşidi musallat olur ki, o da riyâdır. O, sanki bir kişiye veya topluma olan riya hastalığına tutulur. Çünkü riya, kendisini ve milletini aldatmak, dünya ve âhirette kendisini helâk etmektir. Yaptığı amellerde Allah rızâsını gözetmeyen riyakârın helâkini bildiren pek çok âyet-i kerime ve hadis vardır. Bu sahih hadislerden bir tanesi de bu ümmetin günahkârları arasında cehenneme ilk girecek olan üç grubu bildirendir. Bunlar; riya için cihad yapan, riya ile amel yapan ve riya için cömertlik yapan kimsedir (Müslim, İmâre 152) .[337] “Onlar gösteriş (için amel) yaparlar.” [338] Yapılan ameller, Allah rızâsı için yapılırsa makbul olur, sevabı olur. Fakat insanların beğenisini kazanmak, onların yanında dindar görünmek, övülmek veya herhangi maddî çıkar için yapılırsa o zaman hiçbir hayrı ve faydası olmaz. Yapılan hayırlar, iyi şeyler, sadece ve sadece Allah rızâsı için olursa sevabını kazanır, aksi halde sevap kazanmak mümkün değildir; fayda değil, zarar görülür.
»
Yorum yok
» Yorumu Gönder
Sadece üyeler yorum yazabilir Lütfen giriş yapın veya üye olun!.
|