Help!
 
 
   
 
 
 
Ana Sayfa
Ana Sayfa
İslami video klipler
Dini Resimler
Dini Sohbet
Forum
islamiforum
Sohbet
sohbet
Diğer Menüler
Canlı istekler
İlahi Sözleri YENİ
Dini Haberler
Mesih Mehdi ve Deccal
Helal Gıda
İlahi Dinle İZLE
Dini Bilgiler (Fıkıh)
Kuran-i Kerim Meali
Dinimizde Nikah Evlilik
Cennet ve Cehennem
İlginç Konular
Mahrem Konular
İslamda kadın
Sihir ve Büyü
Mezhebler
Tarikatlar
Oruç
Dini Yazılar
İlahi İndir
Kurani Kerim Oku Dinle
Site Haritası
Sitenize Radyo Ekleyin
Rastgele Videolar

Rızık
Yeryüzünde rızkı Allah'a ait olmayan hiçbir canlı yoktur. O, onların karar kıldıkları yerleri de, emaneten durdukları yerleri de bilir. Onların hepsi apaçık bir kitaptadır. Hud  Suresi 11/ 6  Herkesin rızkını Allah verir.Yalnız şart koşmuş,”kıpırdayan her canlının”biz kıpırdayı vereceğiz,zaten çalışmalarımız kıpırdamaktır bizim.Kur’anı iyi öğren Sünnet’i iyi öğren,diplomaya eline al.Ekmek arkandan gelsin gölge gibi. * Ben onlardan herhangi bir rızık istemiyorum. Beni yedirmelerini de istemiyorum. Zariyat Suresi  51/57  * Şüphesiz ki, rızık veren O sağlam kuvvet sahibi olan Allah'tır. Zariyat Suresi  51/58                                                                                                                                                     İnsan rızka çok düşkün olduğu için rızka çalışmak bahanesini kulluğa mani zannedip kendine bir özür buluyor.             * Şüphesiz Rabbin dilediği kimsenin rızkını genişletir,dilediğini daraltır. İsra Suresi 17/30Buyurmaktadır.Buna göre zenginlik ya da fakirlik insanların elinde olan bir husus değildir.Çünkü Allah (c.c.) malı imtihan için istediğine verir.Zenginlik beraberinde zekat,sadaka,hacc,kurban…gibi dini sorumlulukları gerektirir.Fakirlik ise bunları gerektirmez.  * İnsanın önünde ve arkasında Allah’ın emriyle onu koruyan takipçi melekler vardır.Bir topluluk kendi durumunu  degiştirmedikçe Allah onların durumunu degiştirmez.Allah bir toluluğa da kötülük yapmayı irade ettiginde artık onu geri çevirecek kimse bulunmaz ve onların Allah’tan başka bir dost ve yardımcıları da yoktur. Rad  Sayfa 13/11  * Hz.M u h a m m e d  (s.a.v.)’in kızı F a t ı m a (r.a.)’nın şöyle dediği rivayet edildi : “Sabahleyin yatmış uyuyordum.Babam Resulullah (s.a.v.) yanıma geldi beni ayağı ile haraket ettirdi sonra : --“Ey kızım ! Kalk,Rabbinin,rızkını taksim etmesine şahit ol.Gafillerden olma,Şüphesiz ki,Allah—azze ve celle—insanların rızıklarını tan yerinin ağarması ile güneşin doğması arasındaki zamanda taksim eder”buyurdu.                  (64) Beyhaki rivayet etmiştir. Tergib ve Terhib Cilt 3 Sahife 539  Behlül-i Dânâ, duâsı makbul bir zâttı. Aşağıdaki şiir onundur:

Hırsı bırak da, yorulma;

Geçimde tamaha kapılma...

Niçin malı cem edersin;

Kime topladın bilemezsin!

Rızık vaktiyle ayrıldı;

Sû-i zan faydasız kaldı...

Her hırs sâhibi fakirdir;

Her kanaatkârsa zengin.
 BENİM KOCAM RIZIK VEREMEZ RIZIK YER Allah dostlarından Hâtemül Esam Hazretleri uzun bir yolculuğa çıkacaktı. Ailesine yolculuktan gidip geri dönene kadar neye ne kadar ihtiyacın olur diye sordu:
–Ben uzun bir yolculuğa çıkıyorum, dönünceye kadar ihtiyaçlarını bana bildir ona göre sana erzak bırakayım.
Kadın tevekkül de, Hâtemül Esam'dan aşağı kalır mı?
–Ben senden, yaşayacağım zamana kadar yetecek erzak bırakmanı istiyorum.
Hâtemül Esam Hazretleri:
–Ey Kadın! Ben senin ne kadar yaşayacağını nasıl bilebilirim?
Hanımı:
–Mademki; benim ne kadar yaşayacağımı bilmiyorsun, benim rızkıma da karışma, benim rızkımı ne kadar yaşayacağımı bilene bırak.
Bu sözün üzerine söz söylemeden Hâtemül Esam sefere çıkar. Komşuları Hâtemül Esam'ın hanımını, yalnızlık çekmesin diye sıkça ziyaret ederler. Aradan zaman geçtiği için, komşularından biri yiyecek içecek bir eksikliğinin olup olmadığını öğrenmek için derki:
–Kocan giderken ne kadar erzak bıraktı. Kadın bu soruyu, bir şeye ihtiyacının olup olmadığını öğrenmek için sormuştu.
–Benim kocam rızkı veren değildir, rızk yiyendir.
Rızkı ancak Allah verir, der.
 İslâm ile Geçim Sıkıntısına Son... İSLÂM'DA FAKIRLIK VE ZENGİNLİK
İslâm, zenginliği Allah'a şükrü gerekli bir nimet; fakirliği de Allah'a sığınmayı gerektiren bir musîbet sayar ve kurtuluş için de çeşitli çâreler koyar.
"Zenginlik, her zaman hayırlıdır" düşüncesi asla doğru değildir. Zira bazı insanlar vardır ki onları ancak fakirlik düzeltir. Ama o insan duâ eder, dileği olmazsa, "duâm kabul olmadı" dememelidir. Çünkü:
Allah onun azgınlaşmasını ve şımarmasını istemediği için, o her ne kadar uğraşsa, çalışsa da yine ona sadece geçineceği kadar ihsan eder. Zira bu, o insanın iyiliği içindir. Onun zarara uğramaması içindir. Bu Allah'ın merhametinin ayrı bir boyutudur.

FAKİRLİK, TEHLİKELİ ÂFETLERDENDİR

Bilhassa aşırı zenginliğin hemen yanında fakirlik yaşanıyorsa, yani çalışan kesim "memur, işçi" fakir; zengin de tembel, tembel oturuyor ve sefâhat içinde yüzüyorsa, durum daha da ağırdır.
Bu halde fakirlik, kâinatın ilâhî nizam ve hikmetinde ve rızkın ilâhi adâletin tevziinde şüpheye yol açar.

FAKİRLİK DÜŞÜNCEYİ ETKİLER
Fakirlik tehlikesi, insanın yalnız ruhî ve ahlâki yönünü değil, düşüncesini de etkiler. Şahsının ve âilesinin zarûrî ihtiyacını temin edemeyen kişi nasıl güzel ve ince düşünebilir? Hele yanı başında aşırı zengin kimseler varsa…
İmamı Muhammed Şeybânî'den şöyle nakledilir:
Bir gün mecliste iken hizmetçisi gelip evde unun bittiğini haber verince, kıza şöyle seslenir:
Allah ıslâh etsin, kafamdan kırk fıkıh meselesini kaçırttın!
İmamı A'zam rahimehullah da şöyle der:
Evinde unu olmayan kimse ile istişâre etme. Çünkü onun fikri dağınık, kalbi meşguldür; kararı doğru olmaz.
Şiddetli reaksiyonlar, iyi düşünce ve sağlam görüşe tesir eder.
 


RIZIK İÇİN ENDİŞE ETME!..

"Dünyalar Seninle Cennet,
Nimet Senden kime minnet?
Rabbim Sana sundum elim."

"Hiçbir kul, rızkını tamamlamadıkça ölmez. Öyleyse rızkınızı güzellikle helâl yollardan elde etmeye çalışın. Rızkınızın hemen gelivermemesi, sizi günah yollarda rızk aramaya sevk etmesin. Zira Allah'ın katında olana ancak tâatla ulaşılır. Bilmiş olun ki; herkesin rızkı şüphesiz kendisine gelecektir.
"Benim kendisi için yaptığım taksime râzı olanın rızkını bereketlendiririm; kendisi istemese bile dünya ona koşarak gelir"(1)
Kim kısmetine razı olmazsa, bereketi kaldırır ve darlık içinde olur. "Ecel kişiyi nasıl ararsa, rızık da öyle arar" Evet, insan için mânevî rızık nasıl mukadderse, maddî rızık da öyle mukadderdir.
"Her şey kaderle takdir edilmiştir. Kısmetine razı ol ki rahat edesin."
"Senin rızkın taksim edilmiştir ve onu bulacaksın. Her insan rızkına kavuşur, o geri dönmez. Sen Allah'ın taksiminden şikâyetçi olursan, küfrün kapısını çalmış olursun."
"Kimin başına yokluk gelir de insanlara söyleyip durursa, ona bolluk nasip olmaz. Allah Teâla'ya arz ederse, bu hali çabuk geçer."

ÇALIŞMADAN ALLAH RIZIK VERİR Mİ?
Ünlü bilgin İmam Ahmed bin Hanbal'e sormuşlar:
–Bir adam evinde veya mescitte oturup: 'Allah Teâlâ Rezzaktır, rızkımı verir, benim çalışmama gerek yoktur' derse, bu kimse hakkında ne dersiniz?
Büyük bilgin şu cevabı verir:
–O adam ilimden habersiz, cahilin biridir. Acaba bu dünyada, Hazreti Peygamber'in: "Allah benim rızkımı kılıcımın gölgesi altında kılmıştır" hadis–i şerifini duymamış mı? Allah, en sevdiği Rasûlü'nün rızkını bile bir sebebe bağlarken, diğer insanlara sebepsiz, gayret ve çalışma olmaksızın rızık vermesi düşünülemez.
"Sonra (Cuma) namazı kılınınca yeryüzüne dağılın da Allah'ın fazlından rızık arayın. Allah'ı çok anın ki kurtulasınız."(2)
"Şüphesiz ki Allah'ı zikretmek (her şeyden) daha büyüktür."(3)
"O halde yazıklar olsun o Allah'ın zikrini terk eden kalpleri katılara!..Onlar apaçık bir sapıklık içindedirler."(4)
"Ey insanlar! Kanaatte genişlik vardır. İktisatlı davranılırsa kişi yeterli rızka nâil olur. Zühdde rahatlık vardır. Her gelecek yakındır."
"Zavallı insanoğlu! Fakirlikten korktuğu gibi cehennemden korksaydı, her ikisinden de kurtulurdu. Yine zenginliği istediği gibi cenneti arzulasaydı, her ikisini de elde ederdi.
Eğer dış görünüşü ile insanlardan korkup çekindiği kadar, iç âlemi ile Allah'tan korksaydı, hem dünyada, hem de âhirette mes'ut olurdu."

RIZIK DUÂSI
(Cuma Namazı Sonrası)
"Allahümme yâ Ganiyyü yâ Hamîdü yâ Mübdiü yâ Muîdü yâ Rahîmü yâ Vedûdü, ağninî bihalâlike an harâmike, bi tâatike an mağsıyetike, ve bifazlike ammen sivâk."
"Ey zengin olan, bütün hamdler kendisine âid olan, ey yoktan yaratan ve tekrar iâde edecek olan, ey dostlarına çok acıyan ve çok seven Allah'ım! Beni helâlinle perverde eyle, harama düşürme ve fazlu kereminle Senden başkasına muhtaç eyleme."
Bu duâyı yetmiş kere okuyan kimsenin kısa zamanda zengin olacağı, bir kısım ulemâ ve meşayihten nakledilmiştir.

RIZKIN ARTIP BOLLAŞMASI İÇİN
"Rızkınızın bollaşması için, sadaka vererek, Allah'tan yardım isteyin."(5)
Rızkın bollaşmasını, kazancın artmasını, servetin çoğalmasını isteyen kimse; sadaka vermekten, muhtaçlara hayırda ve yardımda bulunmaktan geri durmamalıdır.
"Kesenin ağzını bağlama. Sonra Allah'da senin rızkını bağlar."(6)
"Helâl rızık peşinde koşmak, her Müslüman üzerine vâciptir."(7)
"Allah'ın sana vermediği rızkı, sana hiçbir kimse veremez. Verdiği rızka da hiç kimse engel olamaz."(8)
Rızıkları veren, rahmeti sonsuz Allah'tır. Allah'ın kuluna takdir ettiği rızkı ve kazanımları engelleyecek hiçbir kuvvet yoktur, Allah'ın vermediği, kısmet etmediği rızkı ve nimetleri de hiçbir güç ona ulaştıramaz.
Rızık bolluğu için okunacak duâlar:
Bismillâhirrahmânirrahîm.
"Allahümmerzuknâ rızkan halâlen tayyiben bilâ keddin, vestecib düâenâ bilâ reddin ve neûzü bike minel fazîhateynil fakri veddeyni, sübhânel müferrici an külli mahzûnin ve mağmûmin, sübhâne men ceale hazâinehû bikudretihî beynelkâfi vennûni"
"Yâ Allahu, yâ Allahu, yâ Allahu, yâ Rabbi, yâ Rabbi, yâ Rabbi, yâ hayyü yâ kayyûmü, yâ zelcelâli vel ikrâm. Es'elüke bi esmâikel azîmil ağzamü en türzüknî halâlen tayyiben."
"Allhümme inkâne rızkunâ fissemâ-i feenzilhü, ve inkâne fil'arzı fe erzihhü, ve inkâne beîden fe garribhü, ve inkâne karîben feyessirhü, ve inkâ kalîlen fekessirhü, ve inkâne kesîran fahfezhü bilbereketi."
Şükür ve sabır, mevcut nimeti artırır, istenen nimeti ele geçirmeye sebep olur.
"Eğer siz şükrederseniz; andolsun ki size olan nimetlerimi artırırım, nankörlük ederseniz; bilin ki azâbım çok şiddetlidir"(9)
"Bir kimse evine geldiğinde Fatiha ve İhlâs Sûresini okursa, Cenabı Hakk o evden fakirliği giderir, onun yerine huzur ve bereket ihsan eder."
"Evine girerken İhlâs sûresini okuyan fakirlik görmez."
Her gün yüz defa "Lâ havle velâ kuvvete illâ billâhil aliyyil azîm" diyen fakirlik derdi çekmez.(10)

KANAAT TÜKENMEZ HAZİNEDİR

"İktisat eden, maişetçe pek sıkıntı çekmez" İktisat, nimete karşı kârlı, ticaretli bir ihtiramdır. İktisat, kat'î bir bereket sebebi ve güzel bir maîşet medarıdır. İsraf, şükre zıttır.
"İktisat etmeyen, zillete ve mânen dilenciliğe ve sefalete düşmeğe namzettir. Bu zamanda israflara medar olacak para çok pahalıdır. Karşılığında, bazen haysiyet, nâmus rüşvet olarak alınıyor."
"İktisat, izzet ve cömertliktir. Kanaat ise bitmez, tükenmez bir hazinedir." Kanaatsizlik, çalışma şevkini kırar. Şükür yerine şikâyet ettirir; tembelliğe atar.
"İktisatsızlık yüzünden tüketiciler çoğalır, üreticiler azalır. Herkes gözünü devlet kapısına diker. O zaman san'at, ticâret, ziraat noksanlaşır, millet fakir düşer.
Hırs, hüsran ve başarısızlık sebebidir; ihlâsı kırar, uhrevî ameli zedeler. İsraf, kanaatsizliği doğurur. İktisattan gelen kanaat, şükür kapısını açar; "şükür nimeti artırır" şikâyet kapısını kapatır.
Zekât vermek ve iktisat etmek, malda bereket sebebi olduğu gibi; israf etmek ve zekât vermemek de bereketsizlik sebebidir."
"Yiyiniz, içiniz, fakat israf etmeyiniz."
İsraf haramdır ve fakirliğe sebeptir.

NİMET VE RAHMETİN FİYATI ŞÜKÜRDÜR
Şükür, elde bulunan nimetin, kendi cinsinden, o nimete muhtaç olanlara ikram edilmesidir. Buna göre, ilmin şükrü ilimden, sanatın şükrü sanattan, fındığınki fındıktan, elmanınki de elmadan olur. Doktorun şükrü ise, haftanın bir günü hastalarını ücretsiz tedâvi etmesi ile olur.
Nimetin kadrini bilmemek, şükürsüzlük ve nankörlük etmek, o nimetin elden gitmesine ve hüsrana sebebiyet verir.
Her nefeste iki defa can bağışlayan Allah'a karşı şükürsüzlük, ne büyük talihsizlik ve nankörlüktür.
Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem buyuruyorlar:
"Ey Âdemoğlu! Her gün senin rızkını gönderiyoruz, yine de üzgünsün. Her gün ömründen bir parça eksiliyor, sen ise yine de şen ve şakrak olmaya devam ediyorsun. İçinde bulunduğun nimetler sana kâfi iken, seni azdıracak olanı talep ediyorsun. Ne aza kanaat ediyor, ne de çokla doyuyorsun.."(11)
"Ey insanlar! Âhiretinizin düzeltilmesi için mükellef tutulduğunuz şeylere yöneliniz. Dünyanıza dair size garanti verilmiş rızık gibi şeylerin peşinden hırsla koşmayınız. O'nun nimetleriyle beslenen azalarınızı, O'nun gazabını celbedecek mâsiyetlerde kullanmayınız.
Himmetinizi O'na tâatte bulunarak yakınlaşmaya sarfediniz. Zira kim dünyalığı öne alırsa, âhiretteki nasibini elden kaçırır. Âhirette arzu ettiğine kavuşamaz. Fakat âhireti öne alan ise dünya ve âhiret nasibine kavuşur. Âhirette de muradına nâil olur."
Mûsa Aleyhisselam, bir gün, yol kenarında kumlar içinde yatan bir fakir görür. Fakir:
–Ey Allah'ın Nebisi, görüyorsun, şu kumlardan başka örtünebileceğim bir şeyim yoktur. Allah Teâlâ'ya niyaz etseniz de bana örtüneceğim bir elbise verse. der.
Mûsa Aleyhisselam, durumu Cenab–ı Hakk'a arzeder ve Rabb'inden şu cevabı alır:
"Yâ Mûsa! O kulum hâline şükretsin!.."
Hz. Mûsa, dönüşünde Rabb'ın fermanını fakire bildirir. Fakir:
–Şükredecek neyim var ki benim, der ve isyan eder. Bunun üzerine Allah, şiddetli bir rüzgârla kumları alıp savurur ve adam çırılçıplak kalır. Meğer o kumlar, ne büyük nîmetmiş o fakir için.

NİMETİN DEVAMI İÇİN

Yüce Mevlâ'mızın birer hediyesi olan ni'metlerin bitip tükenmemesi ve bizi mahrumiyete atmaması için şu hikmetli duâ, dillerin tesbihi olmalı:
"Allahümme innî eûzü bike min zevâli niğmetike ve tehavvüli âfiyetike ve füc'ati nikmetike ve cemîı sehatik"
"Ey Allah'ım! Niğmetinin sona ermesinden, verdiğin âfiyetin gidivermesinden, musîbetin âni olarak gelivermesinden ve bütün gazabından Sana sığınırım."(12)
"Kim kendisine verilen nîmetlerin devamlı olmasını isterse:
"Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billah" Yani:
'Güç ve kuvvet yalnız azamet sahibi Allah'ın elindedir' sözünü çok söylesin. Çünkü bu, cennet hazinelerindendir. Bunları bana Cibril öğretti."
"Ey dünya! Bana hizmet edenin hizmetçisi ol. Sana hizmet edeni ise uğrunda yorgun ve bitkin düşür."
 Dipnotlar:
1. Kutsî Hadis 2. Cuma.10 3. Ankebut.45 4. Zümer.22
5. Deylemî 6. Buhârî. 7. Taberânî 8. Taberânî 9. İbrahim s.8
10. İbn–i Ebi'd–Dünya: Terğîb.2/ 449 11. Keşfül Hafa 1.31
12. Müslim Zikir. 96–1475
» Yorum yok
Şu anda hiç yorum yok.
» Yorumu Gönder
Sadece üyeler yorum yazabilir
Lütfen giriş yapın veya üye olun!.
 
< Önceki   Sonraki >

Dini Bilgiler
Z ( Dini Bilgiler )
Y
V
U
T
S
R
P
O
N
M
L
K
İ - I
H
G
F
E
D
C - Ç
A
 
 
YASAL UYARI: Sitemizde bulunan tüm Multimedyaların yasal sorunlulukları multimedyalara link verilen sitelerin kendilerine aittir. yasal sorumlulukları hiçbir şekilde kabul edilemez. www.islami-video.com bünyesinde herhangi bir telif haklarına aykırı dosya bulundurmamaktadı. Ayrıca Sitemizde yer alan reklam içeriklerinin www.islami-video.com ile bir bağlantısı yoktur;
|Kullanım Şartları| ilahiler ilahiler ilahi indir | Estetik| MaviTm yozgat av videoları islami sohbet maç özeti islami radyo ilahiler kral oyun
 


Top!