|
Ey iman edenler, sabırla ve namazla yardım dileyin. Gerçekten Allah, sabredenlerle beraberdir. Ve sakın Allah yolunda öldürülenlere "ölüler" demeyin; hayır onlar diridirler. Fakat siz bunun şuurunda değilsiniz. Andolsun, sizi biraz korku, biraz açlık ve biraz da mallardan,
canlardan ve ürünlerden eksiltmekle imtihan edeceğiz. Sabır gösterenleri müjdele. 156. Onlara bir musibet isabet ettiğinde, derler ki; "Biz Allah'a ait (kullar)iz ve şüphesiz O'na dönücüleriz." 157. İşte Rablerinden bağışlama ve rahmet bunların üzerinedir. Ve hidayete erenler de bunlardır. 3-156. Ey İman edenler, siz (İlahi takdiri) inkar edip de, yeryüzünde gezip dolaşırlarken veya savaşta bulundukları sırada (ölen) kardeşleri için: "Yanımızda olsalardı ölmezlerdi, öldürülmezlerdi" diyenler gibi olmayın. Allah, bunu (bu kanaati) onların kalplerinde kahırlı bir özlem olarak kıldı. Oysa dirilten ve öldüren Allah'tır. Allah, yapmakta olduklarınızı hakkıyla görendir. 157. Andolsun, eğer Allah yolunda öldürülür ya da ölürseniz, sizin İçin Allah'ın bir bağışlama ve rahmeti, onların (dünyada kalıp) toplayacakları bütün şeylerden daha hayırlıdır. 158. Andolsun, ölseniz de, öldürülseniz de şüphesiz Allah'a (varıp, O'nun huzurundu) toplanacaksınız. 3-168. Onlar, kendileri oturup da kardeşleri için: "Eğer bize itaat etselerdi, öldürülmezlerdi" diyenlerdir. De ki: "Eğer doğru sözlüler iseniz, ötümü kendinizden savın öyleyse." 169. Allah yolunda öldürülenleri sakın “ölüler” sanmayın. Hayır, onlar, Rableri katında diridirler, rızıklanmaktadırlar. 170. Allah'ın kendi fazlından onlara verdikleriyle sevinç içindedirler. Arkalarından (gelecek ve) henüz onlara ulaşmayanlara müjdeler vermektedirler ki; onlara (şehidlere) hiçbir korku yoktur, mahzun da olacak değillerdir. 171. Onlar, Allah'tan bir nimeti, bir fazlı ve gerçekten Allah'ın müminlerin ecrini zayi etmeyeceğini müjdelemektedirler. 3-195. Rableri de (dualarına icabet ederek) buyurdu: "Şüphesiz Ben, erkek olsun, kadın olsun, sizden bir işte bulunanın ismi boşa çıkarmam. Ki hep birbirinizdensiniz, işte, hicret edenlerin, yurtlarından sürülüp-çıkanlanların ve yolumda işkence görenlerin, çarpışıp öldürülenlerin kötülüklerini mutlaka örteceğim ve onları, altlarından ırmaklar akan cennetlere sokacağım. (Bu mükafat,) Allah katından bir karşılıktır. Allah, karşılığın en güzeli kendi katında olandır." 4-74. Öyleyse, dünya hayatına karşı ahireti satın alanlar, Allah yolunda savaşsınlar; kim Allah yolunda savaşırken, öldürülür ya da galip gelirse ona büyük bir ecir vereceğiz. 9-111. Hiç şüphesiz Allah, mü'minlerden -karşılığında onlara mutlaka cenneti vermek üzere- canlarını ve mallarını satın almıştır. Onlar Allah yolunda savaşırlar, öldürürler ve öldürülürler; (bu,) Tevrat'ta, İncil'de ve Kur'an'da O’nun üzerine hak olan bir vaaddir. Allah'tan daha çok ahdine vefa gösterecek olan kimdir? Şu halde yaptığınız bu alış-verişten dolayı sevinip-müjdeleşiniz. İşte “büyük kurtuluş ve mutluluk” budur. 36-20. Şehrin en uzak yerinden bir adam koşarak geldi: "Ey kavmim, bu elçilere uyunuz" dedi. 21. "Sizden ücret istemeyenlere uyun, onlar hidayet bulmuş kimselerdir." 22. "Bana ne olmuş ki, beni yaratana kulluk etmeyecekmişim? Siz O'na döndürüleceksiniz." 23. "Ben, O'ndan başka ilahlar edinir miyim ki. Rahman (olan Allah), bana bir zarar dileyecek olsa, ne onların şefaati bana bir şeyle yarar sağlar, ne de onlar beni kurtarabilirler." 24. "Şüphesiz ben, o durumda apaçık bir sapıklık içinde olmuş olurum." 25. "Halbuki ben, Rabbinize iman ettim; O halde beni işitin (dinleyin)." 26. Ona "Cennete gir" denildi. O da: "Keşke benim kavmim de bilselerdi" dedi. 27. "Rabbimin beni bağışladığını ve beni ikram edilenlerden kıldığını." »
Yorum yok
» Yorumu Gönder
Sadece üyeler yorum yazabilir Lütfen giriş yapın veya üye olun!.
|