Help!
 
 
   
 
 
 
Ana Sayfa
Ana Sayfa
İslami video klipler
Dini Resimler
Dini Sohbet
Forum
islamiforum
Sohbet
sohbet
Diğer Menüler
Canlı istekler
İlahi Sözleri YENİ
Dini Haberler
Mesih Mehdi ve Deccal
Helal Gıda
İlahi Dinle İZLE
Dini Bilgiler (Fıkıh)
Kuran-i Kerim Meali
Dinimizde Nikah Evlilik
Cennet ve Cehennem
İlginç Konular
Mahrem Konular
İslamda kadın
Sihir ve Büyü
Mezhebler
Tarikatlar
Oruç
Dini Yazılar
İlahi İndir
Kurani Kerim Oku Dinle
Site Haritası
Sitenize Radyo Ekleyin
Rastgele Videolar
Fireboard Son Mesajlar
Konular
Okunma
Cevap
Yazar
senınle başlar herşey (1) (1) Gizem
gıtmek dıyor bırı kan ı yorum (2) (1) Gizem
:arz-ıhal makamında (5) (2) Gizem
:bugun senı anlatan resım (43) (2) Gizem
çoçuklara tv ıle yedırmeyın (3) (1) Gizem
sana yağmur dıyorum (3) (1) Gizem
sız hangı uyesınız (3) (1) Gizem
öğretmenler gunu kutlu olsun (3) (1) Gizem
ebedı sevgılım (3) (1) Gizem
bırıncı seçıldığı yarışmada kursuden ındırılen başörtulu kız (9) (1) Gizem
Toplam Forum Konusu : 741 Toplam Forum Mesajı : 1418

Celvetiyye Târikatı
 Celvet halka karışarak, halk ile beraber olmaktır.Celvetiler, halka karışmakta hayır olduğu kanaatindedirler.Kulun Hakk'ın sıfat ve vasıflarıyla süslenmesi, kulun, kendi varlığından geçmesive Hakk varlığında yok olmasıdır.Tasavvuf ıstılahı olarak Celvet; "kulun, Hakk'ın sıfatlarıyla vasıflanmış olarak halvetten çıkışına ve O'nun varlığında yok oluşuna fena fillah denir.

  Celvet; hayata ve hadiselere iştirak (ihtılat) tir, ruhun kemaline delildir. Halvet ise; celvetin tamamlayıcısı, celvete geçmek için basamak, celvete hazırlayıcı hususi bir haldir. Celvet sadece bir ıstılahtan ibaret olmayıp beka makamının da bir ifadesidir. Halvet de fena makamının bir ifadesidir.

Celvet; hakikat yolcusunun çıkarken geçtiği manevi mertebe ve makamlara, nefsani ahlaktan soyunup, İlahi isimler elbisesini giydikten sonra Rahmani ahlak ile dönmesidir.Üftade'ye göre :

Allah'a varan yollar mahlukatın nefesleri sayısıncadır. sözünün manası da budur. Üftade'ye göre celvet; aynı zamanda cem'u-l cem makamıdır. Şöyle ki salik, vuslata erince sulükü tamamlanır, fakat makamları tamamlanmış olmaz. Bundan sonra beka alemine yani kesret alemine döner. Kur'an-ı Kerim de:

"Onunla arasındaki mesafe, iki yay kadar yahut daha az kaldı."(Necm, 53/9) ayetindeki "kabe kavseyn" kelimesi buna işaret etmekte olup kurb (Allah'a yakın olma) makamıdır, salik vuslata ermezden önce bu makama ulaşır. "Ev edna" ise vuslat makamıdır. İşte Hakk'a vasıl olan salik yeniden "kabe kavseyn"'e dönünce, bu inişle cem'ul cem makamına çıkmış olur. Bu makam kesret ile vahdetin, fark ile cem'in yani zıt mefhumların birleşmesinden dolayı cem'ul cem adını almaktadır. Üftade'nin tarifiyle cem ve cem'ul cem ıstılahları, klasik tasavvuf anlayışındaki ıstılahlardan farklıdır; O'nun "ma'ıyyet" dediği cem', cem' dediği cem'ul cem', cem'ul cem' dediği de celvettir. Kur'an-ı Kerim bu makama şu ayetle işaret eder:

"O, ilktir, sondur, zahirdir, batındır"(Hadid, 57/3)

Cem'ul cem' makamının ehli, insan-ı kamil vasfını da kazanmış olur, ne halk ne de Hak ile "mahcub" (perdelenmiş,örtülü) olmaz, eşyanın (madde ve enerjinin, varlıkların) vücudunu batıni yönden "ayn-i Hakk" olarak görür, bir taraftan eşya ile kayıtlı (bağlı,bağıntılı) olduğu halde marifetullah tarafından bakıldığında eşyanın üstündedir, eşya ile kayıtsızdır.

Celvetiler tevhid ile meşgul olurlar, mücahede ederler.

Bütün tarikatlarda olduğu gibi Celvetiyyede de Hakk'a vusul için bir Mürşid-i Kamil'e intisab etmek gerekmektedir.

Mürid, mürşidine intisab ettikten sonra, mürşidinin talimatına uygun olarak zikir ve manevi mücahedeye başlar.

İlk ve en önemli ZİKİR,  Kelime-i Tevhid'tir.Yani "LAİLAHE İLLALLAH" sözüdür.Buna TEVHİD zikri denir.Mürid ilk zamanlar Tevhid zikrini yaparken "LA MA'BUDE İLLALLAH" manasını düşünür.İkinci mertebede Kelime-i Tevhid'i "LA MAKSUDE İLLALLAH" manasını zikreder.Üçüncü mertebe de ise "LA MEVCUDE İLLALLAH" (Allah'tan başka mevcut yoktur.) manası ile zikreder. Mürid Tevhid Nuru zahir oluncaya kadar bu zikre devam eder.

Celvetiye tarikatında ikinci önemli zikir "ESMA-İ SEB'A" zikridir.Allah (c.c) yedi ism-i şerifi sırasıyla şunlardır.LA İLAHE İLLALLAH, ALLAH, HU, HAKK, HAYY, KAYYUM, KAHHAR ... Bu yedi isim, nefsin yedi makamına tekabül etmektedir.

Celvetiye tarikatına giren müride, Şeyh şunları telkin ve tavsiye eder.

1-Her gün 100 defa "ESTAĞFİRULLAH EL-AZİM" demek.
2-Her gün Peygamber Efendimiz (S.A.V.)'e 100 defa selat ve selam getirmek.
3-Günde 700 defa "LA İLAHE İLLALLAH" ve her 20. veya 30. 'da bir defa "MUHAMMEDÜN RESULÜLLAH" demek, mürid mürşidinin verdiği bu evradın dışına çıkmaz.
4-Sabah namazından sonra güneş iki mızrak boyu yükselene kadar zikir ve tefekkürle meşgul olur.
5-İşrak vaktinden zevale kadar, 4-6 rekatlık kuşluk namazı kılmak.
6-Akşam namazının sünnetinden sonra 6 rekat "Evvabin" namazı kılmak
7-Gecenin üçte bir vaktinde kalkıp 2-12 rekatlık "Teheccüd" namazı kılmak
8- Pazartesi ve Perşembe günleri ile Zilhicce ve Muharremin 10 gününü Recep ve Şaban'ın tamamını oruçlu geçirmek
9-Daima abdestli bulunmak
10-Abdest aldığı zaman 2 rekat "Şükr-i Vudu" namazı kılmak

Bundan başka mürid şunları yapmaya dikkat eder.

a)-Tevbe ve inabeye ihtimam göstermek
b)-Sünnete riayetkar olmak
c)-Dünya malına tamah etmemek
d)-Az yemek
e)-Az konuşmak
f)-Daima zikirle meşgul olmak
g)-Şeyhe rabt-ı kalb etmek
h)-Şeyhe ititrazı terk etmek ve ona inanıp güvenmek.

CELVETİ AYİNİ
Celvetiler, dizleri üzerinde durarak zikrederler.Buna "Nısf-ı Kıyam" veya "Hızır Kıyamı" denir.Bir rivayete göre, kuud tevhidi sırasında Hz. AZİZ MAHMUD HÜDAİ postunda otururken bir anda zikir meclisine "Hz. Peygamberimiz (S.A.V.)" (bir başka rivayete göre de Hz.HIZIR a.s.) ın teşrif buyurduğunu kalp gözü ile görüp ayağa kalkmak istemiş, fakat Hz.Peygamberimiz (s.a.v.), kalkmamasını işaret edince, dizleri üzerinde yarı kalkmış olarak kalır ve zikre öylece devam edilir.O günden sonra bu şekilde zikir Celvetiyye de teamül haline gelmiştir.

 

CELVETİYYE DE TAC VE KİSVE
Celveti tacı 13 terklidir.Tepesi siyaha yakın koyu yeşil renktedir.Ortasında kendi renginden bir düğme vardır.Tacdaki 12 terk, Tevhidin harflerine ve Esma-i Hüsna-i Aşereye, biri de Esma'dan mazhar olunan isme delalet etmektedir. Bir başka rivayete göre: 12 imama ve bir de Hz. Pir'in Kutbiyyetine işarettir.Tepedeki düğmede "NÜBÜVVET-İ MUHAMMEDİYYE" nin ifadesidir.Bu tacı giyenlere "Celveti Sofusu" denirdi.

 

CELVETİYYE'NİN ŞUBELERİ
1-SELAMİYYE:
Selami Ali Efendi tarafından kurulmuştur.
2-HAKKIYYE
İsmail Hakkı Bursevi Hz. leri tarafından kurulmuştur.
3-FENAİYYE
Kütahyalı Fenai Ali Efendi tarafından kurulmuştur.
4-HAŞİMİYYE
Bandırmalı zade Mustafa Haşim baba tarafından kurulmuştur.

Celvetilik tarikatının kurucusu Aziz Mahmud Hüdai 1544’te Koçhisar’da doğdu.1628-1630 yıllarında İstanbul da vefat etti. Doğum yılı da yeride kaynaklarda tartışmalıdır. Sivrihisarda öğrenim gördükten sonra İstanbul’a geldi, Ayasofya Medresesi nde okudu. Bu sırada Halveti tarikatıyla yakınlık kurdu. Edirne Mısır medreselerinde okudu, değişik görevlerde bulundu, Şeyh Üftade den ders aldı, elaldı geziye çıktı. Sonra İstanbula dönüp Üsküdar a yerleti. 1589 da kendi adıyla anılan Tekkesini yaptırdı, Celveti Tarikatı nı kurdu. Çevresine toplananlara düşüncesini yaymaya başladı.

Aziz Mahmut Hüdai ‘nin kurduğu Celvetilik ; İslam şeriatına ve Sünni inançlara bağlıdır, onu Bayramiliğin bir kolu sayanda vardır. Celvetilik Tanrı adlarını anış kuralına dayanır.Bu tarikatın 3 temel ilkesi vardır. Kendi özünü Tanrı dan başka bütün varlıklardan arındırma (tezkiye), gönlü kötülüklerden arındırma (tasfie) , Allah ın kendiliğinden ortaya çıktığını bilmek (telciye). Tarikata bağlanmanın da belli yolları vardır : Tanrının varlığını akıl yoluyla benimsemek, Tanrının adlarını anmak, bu adları anmak, anış törenleri düzenlemek, duygularına,tutkularına, doğal eğilimlerine egemen olmak. Anış dizler üzerinde durarak topluca yapılır, saçlar genellikle uzatılır, başa onüç dilimli yeşil başlık ( takke) giyilir.

Celvetilik’e göre; insan yerinden yurdundan uzak kalmış, oaraya dönme,tanrısal varlığa kavuşma özlemi içindedir. (celvet sözcüğü yurdundan uzak kalmış anlamındadır). Bu özlem anmayla Tanrı’ya gönülden bağlanmakla sağlanabilir. Pazartesi ve Perşembe günleri oruç tutulur, öğleden önce ,öğleden sonra ve gece ; günde üç kez namaz kılınır.Özelikle sabah namazından sonra Tanrı adlarını anma gereği vardır.(bu işler yalnızda yapılablir)A.M.Hüdai nin yapıtları Külliyat-i Hazreti Hüdai adı altında toplanıp 1922 de bastırılmıştır.

Celvetilik’in Haşimilik (Haşimiye) adlı bir kolu vardır, kurucusu Bandırmalı Şeyh Haşim Baba’dır.

Celvetilik Kütüğü


  - Hacı Bayram Veli  - Rüstem Halife  - Maakad Hızır Dede  -  Aziz Mahmud Hüdai  - Şeyh Ahmed  - Şeyh Cenneti  - Zakirzade Adullah  - Osman Atpazari  - İsmail Hakkı Bursai  - Pertev Ahmed  - Mehmet Ruşen  - Mehmet Şahabattin  - Seyyit Abdurrahman Nesib  - Seyyit Mehmed Ruşen  - Şeyh Şahab Efendi . . .

» Yorum yok
Şu anda hiç yorum yok.
» Yorumu Gönder
Sadece üyeler yorum yazabilir
Lütfen giriş yapın veya üye olun!.
 
< Önceki   Sonraki >

 
 
YASAL UYARI: Sitemizde bulunan tüm Multimedyaların yasal sorunlulukları multimedyalara link verilen sitelerin kendilerine aittir. yasal sorumlulukları hiçbir şekilde kabul edilemez. www.islami-video.com bünyesinde herhangi bir telif haklarına aykırı dosya bulundurmamaktadı. Ayrıca Sitemizde yer alan reklam içeriklerinin www.islami-video.com ile bir bağlantısı yoktur;
|Kullanım Şartları| ilahiler ilahiler ilahi indir | Estetik| MaviTm yozgat av videoları islami sohbet maç özeti islami radyo ilahiler kral oyun
 


Top!