Help!
 
 
   
 
 
 
Ana Sayfa
Ana Sayfa
İslami video klipler
Dini Resimler
Dini Sohbet
Forum
islamiforum
Sohbet
sohbet
Diğer Menüler
Canlı istekler
İlahi Sözleri YENİ
Dini Haberler
Mesih Mehdi ve Deccal
Helal Gıda
İlahi Dinle İZLE
Dini Bilgiler (Fıkıh)
Kuran-i Kerim Meali
Dinimizde Nikah Evlilik
Cennet ve Cehennem
İlginç Konular
Mahrem Konular
İslamda kadın
Sihir ve Büyü
Mezhebler
Tarikatlar
Oruç
Dini Yazılar
İlahi İndir
Kurani Kerim Oku Dinle
Site Haritası
Sitenize Radyo Ekleyin
Rastgele Videolar
Fireboard Son Mesajlar
Konular
Okunma
Cevap
Yazar
senınle başlar herşey (1) (1) Gizem
gıtmek dıyor bırı kan ı yorum (2) (1) Gizem
:arz-ıhal makamında (5) (2) Gizem
:bugun senı anlatan resım (43) (2) Gizem
çoçuklara tv ıle yedırmeyın (3) (1) Gizem
sana yağmur dıyorum (3) (1) Gizem
sız hangı uyesınız (3) (1) Gizem
öğretmenler gunu kutlu olsun (3) (1) Gizem
ebedı sevgılım (3) (1) Gizem
bırıncı seçıldığı yarışmada kursuden ındırılen başörtulu kız (9) (1) Gizem
Toplam Forum Konusu : 741 Toplam Forum Mesajı : 1418

Kâdiriyye Târikatı

Abdü’l-Kadir Gîlani (k.s.) künyesi Ebu Muhammed, lakapları Muhyiddin’dir. Ayrıca “Bazu’l Eşheb” lakablarıyla da şöhret bulmuştur. “Gavsu’s Sakaleyn” ismiyle de anılır. Nesebi Hz. Ali (r.a.)’a dayanır. Babasının adı Ebu Abdullah, annesinin Fatıma’dır. “Ümmü’l Hayr” künyesiyle ve “Aminetü’l hıyar” lakabıyla meşhurdur.

1077-78 tarihinde İran’ın Gîlan şehrinde dünyaya geldi. Abdülkadir doğduğu zaman, annesinin altmış yaşında olduğu rivayet edilir. Meşayihin büyükleri arasında bulunan babasını küçük yaşlarda kaybetti. 18 yaşlarında iken Gîlan’dan çıkarak, tahsil için Bağdat’a geldi. İntisapları Ebû Said el Mübarek b. Ali el Mahzûmiye’dir. Şeyh Hammad Debbas, Ebul Vefa ve Ebu Salih gibi zatlarla sohbet etti. Gîlani, imam Ahmed b. Hanbel mezhebine mensup idi. Abdül Kadir Gîlani hazretleri Ebu Said Mahzumi’den fıkıh, Ebu Bekr b. Muzaffer ile diğer meşhur muhaddislerden hadis dinledi. Sonraları Ebu Zekeriyya et Tebrizî’den edebiyat okudu. Ahmet Debbas ile sohbet edip, kendisinden tarikat aldı. 1134 tarihlerinde Ebu’s Sa’d Medresesi’nde ders verirken Usul-i Fıkıh ve Tasavvufa ait bazı kitaplar yazdığı rivayet edilir. Gîlani hazretleri 1167 tarihinde Recep ayının sekiz veya dokuzuncu günü yatsı namazından sonra vefat etmiştir. Kabirleri Bağdat’ta Bâbü’l Dere Medresesi’ndedir.(2)

Abdülkadir Gîlani hazretlerinin halifesi Şeyh Ebu Medyen Mağrîbî, Şuayb b. Hüseyn, Seyyid Seyfettin Abdü’l Vahhâb, Şeyh Muhammed Şemseddîn, Ebu’l Abbas Arif, Şeyh Seyyid Seyfeddin Abdürrezzak, Şeyh Bekâ, Şeyh Ali b. Hinî, Muhammed İbn Kayyi dil-Elvanî, Ebû Suud b. Şiblî, Kadı b. Elvan Mavsılî, Yunus Kassab. b. Haşimî’dir.

Son derece açık, süratli ve akıcı bir hitaba sahip olan Abdülkadir Gîlani’nin irşatlarından doğrudan faydalananların sayısının yüzbini aştığı rivayet edilir.

b) Kadiriyye Tarikatında Zikir Telkini: Tarikate girmiş olan müride zikir telkini şeyhi tarafından şu şekilde yapılır: Önce şeyhi üç kere Fatiha Suresi’ni okur, sonra Mübayaa ayetini tilavet eder ve üç kere “Estağfirullah el azîm ve etûbû ileyh” der. Şeyh daha sonra sağ eliyle müridin sağ elini tutarak ona telkinde bulunur ve şöyle der: “Ben Allah’a, Meleklerine, Peygamberine şehadet ederim. Şüphesiz ben Allah ve Rasulüne, bütün günahlarımdan dolayı tevbe ve Rasulünün emirlerine imtisal, yasaklarından ictinab Hakk’a ibadete gayret ediyorum. Takatim nisbetinde fakir ve düşkünlerin hizmetine koşmamın en büyük vazife olduğuna inancım tamdır. Abdülkadir Gîlani hazretleri, dünya ve ahirette bizim Şeyhimiz olsun. Bu ikrarımıza Cenab-ı Hak şahittir.”

Daha sonra Şeyh telkine başlar ve şöyle konuşur: “El Şeyhimizin elidir. Sizin örnek tutacağınız zât Seyyid Şeyh Muhyiddin Abdülkadir Gîlani (k.s.)’dır. Ahid Allah ve Rasulü iledir.”

Daha sonra mürid dizleri üzerine çöker ve gözlerini kapar. Şeyh üç kere “Kelime-i Tevhid”i tekrar eder. mürid de takip eder. Daha sonra makas getirilir ve müridin alnından saç kesilir. Bu hal masîva ile müridin kalbî bağının kesildiğinin sembolik bir göstergesidir.

Kadiriyye tarikatında şeyh ile müridi arasında akdedilen bu anlaşmadan ve biatten murad, biat özelliklerinin şeyh tarafından müride öğretilmesidir. Bu bir mübayadır. Mübaya  lafzı altı harften meydana gelir. Bu harflerden herbiri bu tarz anlamlarındırılır.

(Mim): Allah’ın bâki, nefsin fani, mürşidin kemal sahibi olduğunu bilmektir.

(Be): Kalbin Allah ile, cesedin ibadet ile zatın mürşide hizmetle ayağın İslam’a uymakla beka kazanmasıdır.

(Elif) Mirac ile ruhun hadis olması, her zaman verilen sözü yerine getirme, mürşidin söz ve davranışlarına içten inanmaktır.

(Ye): Sebat, bütün hallerde ihlasın kaynağı bulunduğu intabını uyandırmak.

(Ayn): Uluvv-i himmet, gayra adem-i muvafakat ve sağlam bir kalbe sahip olma.

(Te): Doğruluk, tevekkül, tahakkuk ve tahkîk ehli olmaktır.

Mübayadan sonra mürşidin müride öğretmesi gereken husus olan sırrıdır. Bu sır da, müridin, mürşîdinin elini Rasulünün, Rasulünün elini Allah’ın eli bilmesidir.

Müridin mürşidine teslim olması ona itiraz etmemesi, hatta kendisinden çok sevmesi de bu akdin icabıdır.

Kadiri tarikatında cehrî zikir esastır. Önce lisan ile başlayan zikir daha sonraları nefis, kalb, ruh, sır, hafî ve hafiyyu’l-hafî tarzında gelişir.

Kadiri tarikatı Anadolu’da Nakşî tarikatından sonra en yaygın tarikattır denilebilir.

(1) Dr. Selçuk Eraydın “Tasavvuf ve Tarikatler, s. 520

(Kadiriye), Abdulkadir Geylanî olarak ünlenmiş Muhyiddin Ebû Muhammed b. Ebû Salih b. Zengi-Dost (d. 1077 Geylan-ö. 1165 Bağdat)'u öncü kabul eden tarikat. Bağlılarınca Gavsu'l-Azam, Kutub, Bâzullah, Sultanu'l-Evliya, Ayetullah gibi lakablarla anıları Abdulkadir Geylânî, öğrenimini tamamladıktan sonra başladığı ders ve vaazlarını kesip yirmi beş yıl kadar süren uzlet hayatı sürdüğü bilinen bir husustur. Tasavvuf alanındaki mürşidi Ebu Saîd el-Mübarek b. Ali el-Mahzûmî idi. Tarikat silsilesi el-Mahzûmî, Ebu'l Hasan Ali İbn Muhammed b.Yusuf el-Kureşi, Ebu'l-Ferec Yusuf el-Tarsusî, Abdu'l-Aziz et-Temimî, Ebubekr Şiblî, Cüneyd Bağdâdî, Sırriyü's-Sakatî ve Maruf el-Kerhî aracılığı ile Ehl-i Beyt imamlarından Ali el-Rıza'ya, ondan da Musa el-Kâzım, Cafer es-Sâdık, Muhammed el-Bâkır, Zeyne'l-Abidin ve Hüseyin b. Ali aracılığı ile Hz. Ali'ye dayanır.

Bugünkü kadiriye tarikatında izlenen birçok yol ve inanılan birçok hususun Hz. Ali ile hiç bir ilgisi olmadığı gayet açık olmasına rağmen her nedense bu tarikat silsilesi ona dayandırılmıştır. Hz. Ali'yi tanıyan ve bilen herkes onun böyle inanmadığını ve bu gibi davranış, amel ve inançları reddettiğini de bilmektedir. Ancak bu tarikatta görülen bir çok bid'at ve hurafenin sonradan İslam'a mal edildiği ortaya çıkmaktadır. Bu bid'at ve hurafelerin yanısıra Kadirilik'te zühd ve takvaya dayalı ameller de mevcuttur. Kadirilik'e göre tasavvuf seha, rıza, sabır, işaret, gurbet, seyahat, fakr ve suf (yün elbise) giyinmek üzerine kuruludur. Geylani'ye göre bir mürid önce bir çile dönemi yaşayarak zâhitliğe tamamiyle alışmalı, sonra uzaklaştığı dünyaya yeniden dönerek haz ve nasibini ala ala başkalarını irşad etmeli, aydınlatmalıdır. Ancak dünya ve ahiret nimetlerinin insan ile Allah arasında bir perde olduğu unutulmamalı, mutasavvıf bu nimetleri değil, Allah'ın zatını kendine amaç edinmelidir. Bunun için üç konuya özen gösterilmelidir: Allah'ın emirlerini yapmalı, yasaklarından kaçınmalı ve kadere boyun eğmelidir. Mürid öncelikle farz görevlerini yerine getirmeli, bunları bitirdikten sonra vacib ve sünnetleri yapmalı, daha sonra da nafile ibadetlerle uğraşmalıdır. Nafile ibadetlerin en önemlisi ise zikirdir.

Kadirilik'e giriş "Mübayaa" denilen bir törenle gerçekleşir. Bu tören sırasında şeyh önce üç kere Fatiha'yı, arkasından mübayaa âyetini okur ve üç kere "Estağfirullah el-azim ve etubü ileyh" der. Sağ eliyle adayın sağ elini tutar ve "Ben Allah'a, meleklerine, peygamberine şehadet ederim. Şüphesiz ben Allah ve Rasûlüne bütün günahlarımdan dolayı tevbe ve Rasûlünün emirlerine imtisal, yasaklarından ictinabla Hakk'a ibadete gayret ediciyim. Takatım nisbetinde fakir ve düşkünlerin hizmetine koşmanın en büyük vazife olduğuna inancım tamdır. Abdulkadir Geylanî Hazretleri dünya ve ahirette bizim şeyhimiz olsun. Bu ikrarımıza Cenab-ı Hak şahittir" diyerek telkinde bulunur. Telkinin son bölümü bir ahitleşmedir: "El şeyhimizin elidir. Sizin örnek tutacağınız zat Seyyid Şeyh Muhyiddin Abdulkadir Geylanî'dir. Ahid Allah ve Rasûlü iledir." Bu sırada mürid dizleri üzerine çöker ve gözlerini kapar. Şeyh üç kere kelime-i tevhidi tekrar eder, mürid de onu takip eder. Daha sonra bir makas getirilerek müridin alnından bir miktar saç kesilir. Bu, müridin masiva ile kalbî bağlarının kesildiğini simgeler. Daha sonra hep birlikte kıbleye yönelerek üç kere tekbir getirirler. Tören şeyhin duası, Hz. Peygamberimizimize salat ve selam, Hz. Peygamberimizimiz'in, bütün peygamberlerin, ashabın, geçmiş velilerin, Abdulkadir Geylanî'nin ve tarikat büyüklerinin ruhlarına okunan Fatiha ile sona erer.

Kadirilere göre Mübayaa'nın her harfinin özel bir anlamı vardır. Bu anlamlar, bir bakıma Kadirilik'in esaslarını belirtir. Buna göre: Mim, Allah'ın bâkî, nefsin fânî ve mürşidin kemal sahibi olduğunu bilmektir. Be, Kalbin Allah ile, cesedin ibadet ile, zatın mürşide hizmetle, ayağın İslam'a uymakla beka kazanmasıdır. Elif, mirac ile ruhun saflaşması, her zaman verilen sözü yerine getirme, mürşidin söz ve davranışlarına içten inanmadır. Ye, sebat, bütün hallerde ihlâsın kaynağı bulunduğu intibaını uyandırmaktır. Ayn, himmet yüceliği, başkalarına uymama ve sağlam bir kalbe sahip olmadır. Te, doğruluk, tevekkül, tahakkuk ve tahkik ehli olmaktır. Kadirilik'te zikir açık olarak ve çok defa topluca yapılır. Zikir sırasında oturulabileceği gibi ayakta da durulabilir. Zikir ayakta yapılacaksa halka biçiminde dizilen müridler ellerini birbirlerinin omuzları üzerine koyarak hep bir ağızdan zikre başlarlar. Genellikle "Hu" diyerek yapılan zikir sırasında gözler kapatılır; baş, kelime-i tevhidi temsil edecek biçimde sağa-sola sallanır. Kadirilerin ayrıca her sabah namazından sonra ya da günün uygun bir vaktinde okumak zorunda oldukları virdleri vardır. Allah'a hamd, Hz. Peygamberimizimiz'e salat ve selam ile dualardan oluşan bu virdler Arapça olarak okunur. Kadiriye tarikatı İslam dünyasında en yaygın tarikattır. Tarikat merkezi Bağdat'taki dergahtır ve halen Geylânî'nin soyundan geldiği kabul edilen birisi tarafından yönetilir. Kadirilik'i Anadolu'ya ilk getiren kişi Eşrefoğlu Rûmî'dir (ö. 1469). Eşrefoğlu Rûmî'nin kurduğu Eşrefiye kolu, Kadirilik'in tanınmasında önemli bir rol oynamıştır. Eşrefiye'nin daha çok Bursa ve çevresinde yayılmasına karşılık, Kadirilik'i İstanbul'da tanıtan İsmailiye ya da Rûmiye denilen kol olmuştur. Bu kolun kurucusu İsmail Rûmî (ö. 1631) Anadolu ve Rumeli'de kırk kadar Kadiri tekkesi açmıştır. Anadolu Kadiriliğinin merkezi de İsmail Rûmî'nin İstanbul Tophane'de yaptırdığı Kadirihane'dir. Fas'tan Endonezya'ya kadar çok sayıda üyesi bulunan Kadirilik, kendisinden sonra zok sayıdaki kollar aracılığı ile güç ve etkinliğini arttırmıştır. Bu kolların başlıcaları Esediye, İseviye, Yafiiye, Hilaliye, Garibiye, Halisiye, Eşrefiye ve Rûmiye'dir. Kadiriler, mühr-i Kadiri denilen bir külah (sikke), çok süslü bir tac, değerli kumaşlardan yapılan kolları geniş ve belden bir kuşakla bağlanan haydariye ya da cübbe ve şalvardan oluşan özel giysileriyle diğer insanlardan ve tarikat üyelerinden ayrılırlardı. Türkiye'de varlığını günümüzde de sürdüren Kadirilik, üyelerinin "burhan gösterme" adını verdikleri şiş kaplama, kızgın fırına girme, ateşle oynama gibi gösterileri bugün de büyük ilgi çekmektedir.

» 6 Yorumlar
6"kadiri tarikatı" tarafından hüseyin de Saturday, 30 August 2008 07:13
SELAMÜN ALEYKÜM KARDEŞLERİM BEN ANTALYADAN BİLAL NADİR MÜRİDİ KADİRİYİM ALLAH BU KAPIDAN BİZLERİ AYIRMASIN DUA İLE KALIN BAKİ SELAMLAR
5"kadiriyiz" tarafından yasemin de Monday, 18 August 2008 23:36
abdulkadir geylaninin kapısında olduğuma şükrediyorum.çünkü o kadar güzelki rabbimi rasulunü onların sevdiklerini sevmek onları tanımak.müslüman olmak ne demek ,onu anladım tam manasıyla.müslümanlık ben allaha inanıyorum seviyorum deyip o nun yasakladıklarını yapmak değildir.allahı seven ona inanan onun emirlerine itaat eder.onu zikreder.insan nasıl sevdiklerini anarsa ondan devamlı bahsederse,allahı sevenler onu en güzel isimleriyle anar.yani zikreder,unutmayın,kalp allahın evidir.allah cc.(kalpler ancak allahın zikriyle tatmin olur)
4"a.k. gelani@hotmail.com" tarafından kerim sebastijan de Monday, 18 February 2008 08:03
selam bizden size uskupten makedonijadan bir fakir kerim.ve benim akrabimdan .hu ja hu ilahu dajim hu ja hz alah
3Yorum tarafından hacı77 de Wednesday, 04 July 2007 16:53
allah razı olsun
2"slm" tarafından seyda delisi de Tuesday, 05 June 2007 13:15
bu bilgler için cok saolun allah razı olsun hepimizden inş hepimizi aynı yerde buluşturmayı nasip etsin rabbim
1"MAKEDONIJADAN A,K.GELANI@HOTMAIL.COM" tarafından KERIM SEBASTIJAN de Sunday, 17 June 2007 07:23
SELAM ALEJKUM JA HU CO SELAM MAKEDONIJADAN GONERIJOR FAKIR KERIM SEBASTIJAN BEZ DA TARIKATAIS.JA HU ERENLER
» Yorumu Gönder
Sadece üyeler yorum yazabilir
Lütfen giriş yapın veya üye olun!.
 
< Önceki   Sonraki >

 
 
YASAL UYARI: Sitemizde bulunan tüm Multimedyaların yasal sorunlulukları multimedyalara link verilen sitelerin kendilerine aittir. yasal sorumlulukları hiçbir şekilde kabul edilemez. www.islami-video.com bünyesinde herhangi bir telif haklarına aykırı dosya bulundurmamaktadı. Ayrıca Sitemizde yer alan reklam içeriklerinin www.islami-video.com ile bir bağlantısı yoktur;
|Kullanım Şartları| ilahiler ilahiler ilahi indir | Estetik| MaviTm yozgat av videoları islami sohbet maç özeti islami radyo ilahiler kral oyun
 


Top!