Help!
 
 
   
 
 
 
Ana Sayfa
Ana Sayfa
İslami video klipler
Dini Resimler
Dini Sohbet
Forum
islamiforum
Sohbet
sohbet
Diğer Menüler
Canlı istekler
İlahi Sözleri YENİ
Dini Haberler
Mesih Mehdi ve Deccal
Helal Gıda
İlahi Dinle İZLE
Dini Bilgiler (Fıkıh)
Kuran-i Kerim Meali
Dinimizde Nikah Evlilik
Cennet ve Cehennem
İlginç Konular
Mahrem Konular
İslamda kadın
Sihir ve Büyü
Mezhebler
Tarikatlar
Oruç
Dini Yazılar
İlahi İndir
Kurani Kerim Oku Dinle
Site Haritası
Sitenize Radyo Ekleyin
Rastgele Videolar
Fireboard Son Mesajlar
Konular
Okunma
Cevap
Yazar
gıtmek dıyor bırı kan ı yorum (2) (1) Gizem
:arz-ıhal makamında (5) (2) Gizem
:bugun senı anlatan resım (43) (2) Gizem
çoçuklara tv ıle yedırmeyın (3) (1) Gizem
sana yağmur dıyorum (3) (1) Gizem
sız hangı uyesınız (3) (1) Gizem
öğretmenler gunu kutlu olsun (3) (1) Gizem
ebedı sevgılım (3) (1) Gizem
bırıncı seçıldığı yarışmada kursuden ındırılen başörtulu kız (9) (1) Gizem
içimde bır yerlerde (23) (1) Gizem
Toplam Forum Konusu : 740 Toplam Forum Mesajı : 1417

Rufâîyye Târikatı

Ahmed er-Rifâî (seyyid): Ahmed b. Ali el Mekkî b. Yapla er-Rifâî. Rifâî tarikatının kurucusudur. Bağdat ile Basra arasında “bataklık yerler” demek olan Batâik bölgesinin Ümm Âbide köyünde doğmuştur. Babası Seyyid Ali, annesi Ebu Eyyûb Ensarî’nin torunlarından Fatîma el-Ensarî’dir. Babası tarafından Hz. Hüseyin soyundan Seyyid olduğu bayraklarda yazılıdır.

Dayısı ve şeyhi Mansur el Betâiki’nin vefatı üzerine tekkede talebe ve müritlerin irşadına başlar. Irak’taki bazı şeyhlerin Rifaî’in halk nezdindeki itibarını çekemeyerek onu Abbasî halifesi el-Muktefî’ye şikayet ederler. Aynı Meclise kadın ve erkekleri birlikte alıyor diye. Halife tarafından gönderilen müfettişler halifeye: “Eğer bu seyyid ve müridleri de sünnetten başka yol üzerinde iseler, yeryüzünde sünneti takip eden bir topluluk kalmamış demektir.” şeklinde tespitleri bir rapor halinde halifeye bildirirler.

Ahmed er-Rifâî hazretleri 1160 senesinde hacca gider. Dönüşte Peygamber Efendimizin kabrini ziyaret eder ve: “Esselamü aleyküm ya ceddî” (ey dedeciğim) diye selam verir. Peygamber Efendimiz kabrinden gelen bir ses “Aleyküm selam ya veledi.” (Ey oğlum) diyerek onun selamına cevap verir ve bu selamı orada bulunan bütün ziyaretçiler duyar. Bunun üzerine Rifâî hazretleri: Uzakta iken ruhumu gönderiyordum. Buna vekaleten toprağını öpüyordu. Şimdi ise huzurundayım; uzat bana elini dudaklarımla öpeyim.” demiş. Peygamber Efendimiz kabrinden çıkan nuranî bir eli bütün ziyaretçilerin gözleri önünde öpmüştür.

Ahmed er Rifâî hazretleri 20 Ağustos 1182’de vefat etmiştir. Türbesi Bağdat’ın güneyinde “Vasıt” yakınlarındadır.

b) Tasavvuf ve Tarikat Anlayışı: Kitap ve sünnete tabi olan bir anlayıştır. İslam dini “zahir” ve “batın” ile bir bütündür. Batını zahirin özüdür. Zahiri batının zarfıdır. Zahiri olmasa batını da olmazdı. Kalb cesetsiz olamaz; kalbi olmayan bir ceset ise çürür. Tasavvuf ilmi “batın ilmi”dir ki, kalbin ıslahından ibarettir. Tarikat şeriat demektir, “hakikat” şeriate muhalefet etmez. Zira tasavvufun söz konusu ettiği tarikat ve hakikat hariçten alınan ve ilave edilen şeyler olmayıp, şeriatın bizatihi içinde taşıdığı iman ve hikmetlerdir. Tasavvuf “yün hırka” ve “tac” giymek demek değildir. Tasavvuf “hüzün hırkası”, sıdk “tacı” ve tevekkül elbisesine bürünmektir. İnsanın kalbi “haşyet”  bedeni “edeb”, nefsi “züll”, enaniyeti “mahv” (yokluk) ve dili de “zikr” örtüsü ile örtündüğü takdirde tasavvuf yolunda olur.

Er-Rifâî kendisinden önceki büyük sufîler gibi tasavvufun baştan sona “edeb”den ibaret olduğunu ve bütün edeblerin Hz. Peygamber (s.a.v.)’in sünnetine tabi olarak elde edilebeceğini ifade eder. Derviş olmak için cemiyet hayatından uzaklaşmak gerekmez.

Dört büyük kutub’dan biri olarak zikredilen er-Rifâî’nin Abdülkadir el-Gîlanî’den sonra “kutbiyyet” makamına yükseldiğini kaynaklarımız yazmaktadır.

Tasavvufî yaşantının bütün güzelliklerini hayatından görebildiğimiz er-Rifâî hazretlerini “Tasavvuf güzel ahlâktır” tarifinin müşahhas bir örneği olarak takdim etmek mümkündür.

Kurmuş olduğu tarikat, Rifâîyye, Ahmediyye ve Batâiyye adlarıyla anılmakla beraber, sonraları sadece Rifâîyye adı kullanılır olmuştur.

Rufai tarikatı Seyyid Ahmed er Rufai hazretlerinin kurmuş olduğu, kendilerine Resul-ü Ekrem Muhammed Aleyhisselam’ın sünneti ile Kur’an-ı Hakim’i rehber alan,Ehl-i Sünnet ekolü içinde,Erkan-ı Aleviyye ve Zikr-i Cehri üzere süre gelen bir tarikattır.

Seyyid Ahmed el Kebir-i Rufai hazretleri eserlerinin bir çok yerlerinde ;Bir tarikatın önderinin fikirlerinin ve yaşantısının,onun hulefasında ve tabilerinde görüldüğünü vurgulamışlardır ve devamla;Hallac-ı Mansur’un tabilerinde Vahdet-i Vücud üzere konuşmaların olduğu,ve sair meşayih in etbaında da Pirlerinin özelliklerinin gözüktüğünü söylemişlerdir.

Hazret kendisine bizzat Resul-ü Zişanı ve sünnetini rehber tuttuğundan, tabilerinde de Sünnet-i seniyye ye sımsıkı bir temessük göze çarpar.

Rufai hazretlerinin yolu bilindiği gibi Cehri, yani sesli zikri benimseyen bir tarikattır.Tarikatında Ehl-i Beyt’e,Sahabe-i Kiram’a,On iki imamlara,Fukahaya,Fukaraya,Ulemaya son derece bağlılık vardır.

Zaman içinde Rufai tarikatı  ,Abdülkadir-i Geylani hazretlerinin kurmuş olduğu Kadiri tarikatıyla  birleşe gelmiştir.Bunda iki tarikatın pirlerinin birbirlerine olan saygı ve sevgisinin yanında her ikisinin tarikatının erkanlarının benzemesinin de payı büyüktür.Rivayete göre Abdülkadir-i Geylani’nin Bağdat’ta bulunan Dergahına ziyarette bulunan Rufai dervişlerinin isimlerinin dergah siciline kayıt olduğu,Basra’da bulunan Rufai dergahını ziyaret eden Kadiri dervişlerinin isimlerinin ise bu dergahtaki sicile kaydedildiği,her iki tarikatında karşı tarikatın dervişlerini kendi dervişleri gibi kabul ettiğini gösteriyor.

Rufai tarikatında gerek zikir sırasında gerekse zikir haricinde adabın çok büyük ehemmiyeti vardır.Cezbe bu tarikatta sülükten sonra geldiğinden zikir sırasında dervişlerde adaba aykırı olarak bağırmalar çağırmalar gözükmez. Zikir büyük bir nizam ve intizam içinde ahenkli bir şekilde sürer…

Zikirler toplu olarak haftada bir veya iki kez Cuma veya Pazartesi geceleri tercih edilerek yapılır.

Sohbet meclisine girerken kapıya gelince sağ el kalpte, sol el belde çapraz bir biçimde bağlı olarak ve sağ ayağın baş parmağı sol ayağın üzerine basar vaziyette hafifçe eğilerek HUU! Diye selam verilir,Şeyh efendi ise; Eyvallah der,içeriye girecek kimse ;İllallah der,tekrar şeyh efendi ;Muhammeden resulullah der.İhvan ise hep birden Sallallahu aleyhi ve selem derler ve o kimse içeriye girip kendisine gösterilen yere oturur.

ZİKİR ve İCRA ŞEKLİ;

Tarikat-ı Rufaiyye’de zikrullah icrasından önce Resul-ü Ekrem,Cem-i Enbiya,Sahebe,Tabiin ,Meşayıhin ve Ulemanın isimleri tek tek yad edilerek ruhu şeriflerine hediyeler gönderilir.Daha sonra istiğfar-ı Şerifeler okunup,Tarikatın seçmiş olduğu Salavat-ı Şerifeler toplu olarak icra edildikten sonra Erkan Zikri olarak bilinen Esma-i Seb’a oturarak ve ayakta olmak üzere yapılır…Zikrullah sırasında güzel sesli kimseler tarafından ilahiler ve naatlar okunur,bunların okunması zikre ayrı bir ahenk verir.Zikrin hitamında ise yine Tarikatın Hatmi olarak adlandırılan esmalar hep birlikte icra edilir…

Bazı günlerde ise Rufai Hatmi olarak bilinen sureler ve dualar Şeyh efendi tarafından aşikare ,dervişan tarafından ise alçak bir sesle okunur…

Rufai tarikatında Kıyam zikride büyük önem taşır,Şeyh efendi dışında, Dede,Nukaba ve Nakib makamında bulunan kişiler ,yani Nefs-i Mülhimme makamında bulunan kimselerde Zikr-i Kıyama dervişanı kaldırabilirler.Bu kimseler yokken dervişan kıyam zikri yapamazlar....Zikri oturarak icra ederler.

RUFAİ TARİKATI  GİYİSİLERİ;

Tac;Şeyhlerin giydiği 12 dilimli,etrafında siyah sarık sarılı olan kavuk.

Tennure;Şeyhlerin ve Dergah imamlarının namaz kılarken giydiği omuzu dar,altı geniş olan uzun kollu yeşil bir cübbe.

Haydariye;Dervişlerin giydiği yeşil renkli,kolsuz,düğmesiz,cepsiz ve omuz uçlarında oval kumaş parçalarının dikili olduğu bir yelek.

Sarık;Şeyh efendinin ve dervişanın takkelerinin etrafına sarmış oldukları siyah renkli kumaş.Bu kumaşın boyu 2,5-3 metre civarındadır.Şeyhler Seyyid veya Şerif  iseler ;bazen devamlı surette, bazense Kandil ve Mübarek gecelerde yeşil Sarıkta sararlar

» 10 Yorumlar
10"ağlamak istiyOrum. . ." tarafından meCzup de Friday, 07 December 2007 06:54
ya ben çOk etkiLendim...kaç zamandıR huzuru arıyorum ve şunu çok iyi biliyorumki bir kapı lazım bana tek başıma yapamıyorum illa bi tarikatla deil aslında yapmamız gereken görevler..ama ben yapamıyorum bildiğim halde nefsime uyuyorum ...hep rüyalarıma giren bişeyler var...ve ben bir tarikata bağlanmak istiyorum.daha önce RUFAİ tarikatını duymuştum ama bambaşka bir duyumdu benimki .şimdi anlıyorum her zaman olduğu gibi kötülemek HAK olanı karalamak istiolar.ama içinde zerre kadar allah korkusu olan döner bu kapıya.OKURKEN ÇOK DUYGULANDIM PEYGAMBER EFENDİMİZİN,kabrini ziyaret ettiği kısımda...ALLAH ım.NE OLUR BİZEDE HACC VE DOĞRU YOL NASİP ET...artık ruhum huzur bulsun istiyorum.cümle bilinçsiz kardeşlerimizin de...(Allah ım herkesten razı olsun)
9"ariyorum" tarafından emin ali onmen de Sunday, 28 October 2007 20:07
ben almanyanin ulm sehri civarinda bir kazada yasiyorum 2,5seneden beri bir sohbet yeri bulamadim,rifai´ye bagli.yardim larinizi bekliyorum 
onmen@hotmail.de
8"öyle bi şart yok" tarafından islami videolar de Tuesday, 17 July 2007 14:26
insanları bağlı bulundukları tarikat ve cemaatler cennet götürmez. isnsanları yaşantıları cennet yada cehenneme gitmesine sebep. 
tarikat cemaatlerin avantajı vardır tabi toplu halde yapılan sevapler bagl bulunduğu cemaatlere bir kişide yesa orda bulunan herkes ayni yapmis derecesinde sevap kazanir
7"selamun aleykum" tarafından akide de Tuesday, 17 July 2007 13:50
acaba insanlar tarikate girmeden cenneti kazanamazmi ? illaki bir yere baglanmalarimi gerekir?
6"yaşamak" tarafından gürhan yaltı de Thursday, 12 July 2007 17:42
bu güzel şeyler allaha yakınlığı ifa etmekte ama ben tam anlamıyla müslümanlığı yaşayamıyorum sizin tarikatınza girmek istiyom sevginizi vesaygınız bekliyorum.allaha emanet olun sanane676@hotmail.com
5"yaşamak" tarafından gürhan yaltı de Thursday, 12 July 2007 17:42
bu güzel şeyler allaha yakınlığı ifa etmekte ama ben tam anlamıyla müslümanlığı yaşayamıyorum sizin tarikatınza girmek istiyom sevginizi vesaygınız bekliyorum.allaha emanet olun sanane676@hotmail.com
4"yazı hakkında" tarafından muammer doğrusöz de Sunday, 03 June 2007 13:48
Bu acıklayıcı ve bilgilenndirici yazıyı yazdıgınız icin ALLAH CC sizden razı olsun ALLAH CC emamet olun
3"Rufai hakkinda" tarafından Yildiz de Saturday, 09 June 2007 21:06
Allah sizden razi olsun ve bizlerden birsey okudugum zaman beni bir sevinc baglar ve yanlizligim gider. Ve en güzel kullar ve dostlar o 12 Tarikatin incede olanlar.
2"konu hakkında" tarafından kemalettin temur de Tuesday, 03 July 2007 11:03
belki osmanlının 600 sene kendi içindeki ve dışındaki her millete adalet dağıtmasının sırrı o padişahların tasavvufi terbiye ile yetişmeleridir..ve bugün liderliğe soyunmuş milleti yönetmek için ortaya atılanlar önce bu terbiyeden geçmelidirler.
1"Ahir Zaman ümmetine... tarikatleri zikru" tarafından Derviş de Tuesday, 03 July 2007 15:54
Zikrullah Allah (c.c)ın isim ve sıfatlarını en güzel şekilde dile getirmekten başak bişey değildir. zikri kelime anlamı olarak bile bilmeyen gafillere rabbim hidayet nasip eyler insallah. bugün HUU (C.C) Lafzını bile küçümseyerek göze alan bir topluma dönüştük. "Huucular" derler bize.Rabbim bu topraklardaki mübareklerin hurmetine insallah gazabını uzerimize vermez. Allah'ın Adını bile küçümseyen yadırgayan bir toplumda bırakın yonetimde öyle olsun. Yine belirtmeden geçemeyeceğim. Namaz gibi oruç gibi ZİKİR de farzır ve Kur'anı Kerimde 10'dan fazla gerek cehri ( yuksek sesle) gerek hafi ( içten ) zikir yapılması hemde bunun içtenlikle yapılması emrediliyor. bugün zikir meclislerindeki halleri hareketleri sesleri yadırgayanlar Allah(c.c) ın emirini yadırgadıklarının, onu horladıklarının farkına insaallah varacaklar. Kardeşlerim her fırsatta, mezhebi ve tarikatinin adi ne olursa olsun bir zikir meclisi varsa iştirak edin. Yukarıda Haydariyeden bahsedilmiş. dikkat ederseniz sıradan ve sade bir cepken ama omuzlarında bir farklılık var. iki parça bezin temsil ettiği şudur. Peygamberimiz (s.a.v) bir gün halakayı zikrde öyle kendisinden geçmiş ve öyle aşkla sallanarak zikretmekteymişki mübarek hırkayı şerifleri omzunlarından sıçrayıp yere düşmüş. sahabei kiramdan bir kaç kişi hemen hırkayı alıp peygamberimiz (s.a.v) geri vermek istediklerinde O rabbini zikrederken (hırka) yere düştü. Onu alın sizin olsun demiş. böyle mübarek bir hediyeyi nasıl taksim edebilecekler ? hırkayı parçalara bölmüşer ve her bir parçasını bir sahabe almış. Hazreti Ali (r.a) Peygamberin hırkasından bile haya ettiği ve saygı gösterdiği için aldıgı iki parçayı alçakta kalmaması için omuzlarına dikmiştir. haydariyenin yakasındaki bu iki parça bunu temsil eder ve derviş bu manevi temsille her zaman o yuku omzunda hissedererek nefsine karşı bir kalkan yapar. 
 
Kalpler Ancak Allah'ı zikretmekle tatmin olur( Ayeti Kerime meali) 
 
Beni eski atalarınızı andığınız gibi, sağa sola yaraka, yüksek ve alçak sesle (kesiran kesira ) çok çok zikredin. 
 
Rabbimiz kendisine vuslat olmamızın yolunu açıklamış. ve O kullarından çok basit şeyler istiyor. ismimi söyleyin diyor.  
Zikir sadece dilde değildir. Dinimzde dil ile ikrar kalp ile tastik vardır. dil söyluyor kalp duymuyorsa anlamı yoktur. zikir dille, kalple ve bedenle yaplır. kaldıki dünyadaki tüm mahlukat hata basit bir buğday sapı bile Rabbini sallanarak zikrediyorsa, rüzgar bile huu çekiyorsa insanın başını salayarak huu demesinin yadırganacak neyi vardır. bu soruyu Allah RIzası için zikri yadırgayanlara soralım. düşünmelerine vesile olalım. hidayeti veren allahtır. vesile olmaksa vazifemizdir. Ben ümmi bir dervişim. sürçü lisan etttiysem yada küçükte olsa kelime hattalarım olmuşsa Rabbim affeder insallah. 
Ilahi Ente Maksudi ve Rizake Matlubi Ya Hazreti Allah Celle celalühuu , celle şanühuu
» Yorumu Gönder
Sadece üyeler yorum yazabilir
Lütfen giriş yapın veya üye olun!.
 
Sonraki >

 
 
YASAL UYARI: Sitemizde bulunan tüm Multimedyaların yasal sorunlulukları multimedyalara link verilen sitelerin kendilerine aittir. yasal sorumlulukları hiçbir şekilde kabul edilemez. www.islami-video.com bünyesinde herhangi bir telif haklarına aykırı dosya bulundurmamaktadı. Ayrıca Sitemizde yer alan reklam içeriklerinin www.islami-video.com ile bir bağlantısı yoktur;
|Kullanım Şartları| ilahiler ilahiler ilahi indir | Estetik| MaviTm yozgat av videoları islami sohbet maç özeti islami radyo ilahiler kral oyun
 


Top!