|
Amelin en iyi suretini taharriden neş'et eden bir vesvesedir ki, takva zffnnİyle teşeddüd ettikçe, hal ona şiddetlenir. Hattâ bir dereceye varır ki, o adam amelin daha evlâsını ararken harama düşer. Bazen bir sünnetin araması vacibi terk ettiriyor. "Acaba amelim sahih oldu mu?" der iade eder.
Bu hal devam eder. Gayet ye'se düşer. Şeytan şu halinden istifade eder. Onu yaralar. Şu yaranın iki merhemi var: Birinci merhem: Bu gibi vesvese, ehl-i itizale layıktır. Çünkü, onlar derler; "Medâr-ı teklif olan ef'al ve eşya, kendi zatında, âhiret itibariyle ya hüsnü var; sonra o hüsne binaen emredilmiş veya kubhu var; sonra ona binaen nehyedilmiş. Demek eşyada, âhiret ve hakikat nokta-i nazarında olan hüsn ve kubh, zatîdir; emir ve nehy-i İlâhî ona tabidir." Bu mezhebe göre, insan her işlediği amelde şöyle bir vesvese gelir: "Acaba amelim nefsü'l emirdeki güzel surette yapılmış mıdır?" Amma rriezheb-i hak olan Ehl-i Sünnet ve cemaat der ki: "Cenab-i Hak bir şeye emreder, sonra hasen olur. Nehyeder; sonra kabih olur. Demek emir ile güzellik, nehiy ile çirkinlik tahakkuk eder. Hüsn ve kubh mükellefin ıttılaına bakar ve ona göre takarrür eder. Hüsn ve kubh ise, sûri ve dünyaya bakan yüzünde değil, belki âhirete bakan yüzdedir. Meselâ sen namaz kıldın veya abdest aldın. Halbuki namazını veya abdestini fesada verecek bir sebep nefsü'l-emirde varmış. Lâkın sen ona hiç muttali olmadın. Senin namazın ve abdestin hem sahihtir, hem hasendir. Mutezile der: "Hakikatte kabih ve fasiddir. Lâkin senden kabul edilir. Çünkü; cehlin var, biîmedin ve Özrün var." Öyle ise Ehl-i Sünnet mezhebine göre zâhir-i şeriata muvafık olarak işlediğin ameline: "Acaba sahih olmuş mu?" deyip vesvese etme. Fakat "kabul olmuş mu?" de, gururlanma, ucbe girme İkinci Merhem: Dinde harec yoktur. madem dört mezhep hakür. Madem istiğfara müncer olan derk-i kusur ise, gurura müncer olan hüsn-ü amelin rü'yetine böyle vesveseli adama müreccahtır. Yani böyle vesveseli adam, amelini güzel görüp gurura düşmektense, amelini kusurlu görse, İstiğfar etse daha evlâdır. Madem böyledir; sen vesveseyi at, şeytana de ki: "Şu hâl bir harecdir. Hakikat-ı hâle muttali olmak güçtür. Din de yüsre münafidir. esasına muhaliftir. Elbette böyle amelim bir mezheb-i hakka muvafık gelir. O bana kâfidir. Hem lâakal ben aczimi itiraf ederek ibadeti layık-ı veçhile eda edemediğimden istiğfar ve tazarru ile merhamet-i Iîâhiyyeye dehalet edip, kusurum affolunmak, kusurlu amelim kabul olunmak için mütezellilâne bir niyaza vesile-dır.[ »
Yorum yok
» Yorumu Gönder
Sadece üyeler yorum yazabilir Lütfen giriş yapın veya üye olun!.
|