|
Zinâ; Erkek veya kadının evlilik dışı cinsel ilişkisidir. İslâm dini, emirler ve yasaklar koyarak emredilenin yapılmasını, yasak olandan kaçınılmasını istemiştir. İslâm’ın yasak ettiği haramlardan olan zinâ, en büyük günahlardan biridir. Rabbimiz Allah zinâya yaklaşılmamasını emrediyor: “Zinâya yaklaşmayın, çünkü o bir hayasızlıktır ve çok kötü bir yoldur.” [252] “Ve onlar (mü’minler) Allah ile beraber başka ilâha yalvarmazlar, Allah’ın haram ettiği canı haksız yere öldürmezler ve zinâ etmezler. Kim bunları yaparsa cezasını bulur ” [253] buyrulmuştur. Fert ve toplum hayatında insan mutluluğunu esas alan İslâm, cinsellik konusunda da fertlerin mutlu yaşamasını sağlamıştır. Gayr-i ahlâkî ilişkilerin ortaya koyacağı zararları bildirmiş ve bunlardan sakınılmasını istemiştir. Zinânın fert, aile ve toplum için zararları çoktur. Zinâdan dolayı yıkılan yuvalar, zinâ yaptığı ailesi tarafından anlaşılan kızın intihar etmesi veya evden kaçması ve kötü yola düşmesi söz konusu olmaktadır. Bundan dolayı kavgalar, cinâyetler ve huzursuzluklar olmaktadır. Ayrıca zinânın âhiretteki cezası da büyüktür. Ve cezası kat kat olacaktır. [254] Günümüzde bir meslek gibi görülen genel evler (zinâ evleri) insanları zinâya teşvik etmekte ve zinânın artmasına sebep olmaktadır. Rabbimiz “Zinâya yaklaşmayın” diyerek zinâya götüren sebep olan her şey dinimizce yasaklanmıştır. Şehvetleri tahrik eden müstehcen yayınlar, filimler, her türlü cinsel tahriki arttıracak hususlar, kadınların dışarıda açık, dar elbiseler giymeleri ve süslenmeleri câiz değildir. Allahu Teâlâ zinâ edenler hakkında şöyle buyuruyor: “Zinâ eden kadın ve zinâ eden erkekten her birine yüz sopa vurun; Allah’a ve âhiret gününe inanıyorsanız, Allah’ın dininde (hükümlerini uygularken) onlara acıyacağınız tutmasın. Mü’minlerden bir grup da onlara uygulanan cezaya şahit olsun.” [255] Ebû Umâme (r.a.) anlatıyor: Kureyş’ten bir delikanlı dedi ki: “Ya Rasûlullah,bana zinâ yapmam için izin verir misin?” Cemaat hemen onun başına üşüşüp azarladı. Rasûlullah (s.a.s.), bunun üzerine şöyle buyurdu: “Onu bana yaklaştırın.” Hemen yaklaştırdılar. Şöyle buyurdular: “Sen bunu annen için ister misin?” Delikanlı: “Hayır! Vallahi, Allah beni sana feda eylesin! (istemem)” dedi. Rasûlullah (s.a.s:) “İşte senin gibi, diğer insanlar da bunu, anneleri için istemezler” buyurdu. Sonra kızı, kız kardeşi, halası ve teyzesi hakkında da aynısını söyledi. Her seferinde: “Sen onlar için bunu ister misin?” diye sordu. O da, her seferinde: “Hayır vallahi, Allah, beni sana feda eylesin! (istemem)” diye cevap verdi. Rasûlullah (s.a.s.), her defasında: “İşte insanlar da bunu istemez” buyurdu. Sonra mübârek elini, onun üstüne koyup şöyle duâ etti: “Allah’ım onun günahını bağışla, kalbini temizle, fercini koru.” Ondan sonra o genç, bir daha böyle (çirkin) şeylere iltifat etmedi. [256] Demek ki zinâ çok kötü, çirkin bir şeydir. Zinânın âhiretteki cezası da büyüktür. Dolayısıyla Rabbimiz “zinâya yaklaşmayın” derken dünya ve âhirette perişan olunmasına sebep olan zinânın yapılmaması, bu büyük hataya düşülmemesi içindir. Aynı şekilde haram olan erkek veya kadının kendi cinsinden birisi ile ilişi kurması (homoseksüellik, lezbiyenlik vb.) bir sapıklıktır. Yaratılış gayesine, fıtrî ve tabii temayüllere aykırıdır. Ahlâkî çöküntünün ve çürümüşlüğün bir tezahürü olan bu çirkin fiilin çok eskilere dayandığını bazı peygamberlerin bunlarla mücadele ettiklerini bazı kavimlerin, Lût kavminin bu kötü fiillerden (homoseksüellik) yüzünden mahv (perişan ve helâk) olduğunu Kur’ân-ı Kerim’den öğreniyoruz. [257] Bu homoseksüellik, lezbiyenlik de büyük günahlardandır. Aynı şekilde, hanımının arkasından yanaşmak da büyük günahlardandır. [258] Peygamberimiz (s.a.s.): “Bir erkeğe veya arkasından kadına yaklaşan kişiye Allah (rahmet nazarı ile) bakmaz!” [259] buyurur. “(Rasûlüm) Sana kadınların âdet halinden sorarlar. De ki: O bir rahatsızlıktır. Bu yüzden aybaşı halinde kadınlardan çekilin, temizleninceye kadar onlara yaklaşmayın (cinsel ilişkide bulunmayın). Temizlendikleri zaman (âdet hali bittikten sonra) Allah’ın size emrettiği yerden onlara varın (birleşin). Şüphesiz Allah çokça tevbe edenleri de sever, çok temizlenenleri de sever.” Kadınlarınız (ın ön uzvu vajina) sizin için (döl) ekme yeridir. O halde (ilişkilerinizde) o yerinize (hayız dışında) nasıl isterseniz (ön organı olmak şartıyla ister kadının yüzü size dönük olsun, isterse arkası fark etmez ne şekilde olursa olsun) öyle varın; birbiriniz için ön hazırlıklar yapın. Allah’ın emirlerine aykırı davranmaktan sakının (da meşrûluk içinde temasta bulunun) ve mutlaka O’na kavuşacağınızı da bilin. (Ya Muhammed bunu) iman edenlere müjdele.” [260] Âyetlerden görüldüğü gibi hayız halindeki hanımıyla temizleninceye kadar cinsel ilişki yasaktır. İmam Muhammed’e göre ise; hayızlı iken yasaklanan sadece kadının cima organını kullanarak yapılacak cinsel ilişkidir. Çünkü Kur’ân-ı Kerim’de bu yasağı gösteren illet “eziyet”tir. Bu ise ancak cima organını kullanmakta bulunur. Dolayısıyla koca, karısının cima organı dışında her yerinden örtü olmaksızın da yararlanabilir. [261] Tabiî ki, kadın hayızlı iken, dikkat etmeli, cinsel ilişkiye götürecek halden sakınmalıdır. Evli kişinin âyette, kadının ön tarafı, organı olmak şartıyla istenildiği şekilde (kadının âdet hali dışında) cinsel ilişki yapılabileceğini belirtiyor. Yasak olan kadının arka organı (anal) ilişkiye girilmesidir. Mü’min kişi bu hususlara çok dikkat etmeli ve haram olan şeylerden sakınmalıdır.
»
Yorum yok
» Yorumu Gönder
Sadece üyeler yorum yazabilir Lütfen giriş yapın veya üye olun!.
|